n
nn Genelde öğretmenin öğrenciye bakışı ana-babanın çocuğuna bakışına benzer.Her ana-baba çocuğunun gelecek dünyası ile ilgili hayaller kurar ve ona göre yönlendirir.
nn Öğretmen de aslında böyledir.
nn Tıpkı ana-baba gibi öğrencisinin geleceği üzerine siteler inşa eder.
nn Öğretmen, daha birinci yıldan itibaren Türkiye’yi 30-40 yıl sonra yönetecek insanların karşısında bulunduğunu ve onları eğittiğinin farkındadır.
nn Bu nedenledir ki, temel fonksiyonunun bilgi aktarmak değil, onu geliştirmek olduğunu bilir.
nn Öğretmen, öğrencilerinin olabileceklerinin en iyisi olmalarına dikkat eder.
nn Öğretmen, bilir ki, öğrencileri kendisini takip eder.
nn Ve yine öğretmen, bilir ki, karşısında bulunan öğrencisi fevkalade bir potansiyeldir. Eğitim de aslında bunun farkındadır.
nn Bunun için öğretmen de eğitim de onları geliştirir, olgunlaştırır.
nn Öğrencisinin potansiyel olduğunun farkında olmayan öğretmen, onu ‘’ezbere,, mahkum eder.
nn Öğrencilerini kaskatı kuralların kurbanı haline getiren öğretmen, geleceğin değil, günü kurtarmanın adamıdır.
nn Günü kurtarma fedaisi öğretmen, öğrencisini kendisi gibi yetiştirecek, 30-40 yıl sonraki yöneticiler de yine günü kurtarıcılar olacaklardır.
nn Bugünün mukallidi yarınlar, bugünden farklı olmayacak demektir.
nn İşte bir ülkenin öğretmen ve öğrencileri !
nn Bugün ne ise yarın da odur.
nn Bugünlerimiz, dünün taklit edilmişidir.
nn Bugünkü yöneticileri, dünkü öğretmenler yetiştirmiştir.
nn Bu arada şu hadis-i şerifi de unutmayalım:
nn “Ümmetimden iki sınıf insan vardır: Bunlar selamette olursa millet selamet bulur, delalette olurlarsa millet delalette olur.”
nn Dileriz ki; böyle geldi, ama böyle gitmesin.
nn Selam ve saygı ile.
n