Ortak çıkarlar varsa
bir işin içinde;
kişisel ilişkiler
öyle güzel
devam ediyor ki
herkes onlara gıpta ediyor...
Bir gün
bu ilişkiler
bozulursa,
bilin ki
kırgınlığın
temelinde
ortak çıkarın
bitişi vardır...
O eski kardeşliklerin
yerini
artık düşmanlıklar
almıştır...
İnsanoğlu,
bir gariptir
der ya şair Eşref...
Neyse, bugünkü
öyküye
bakalım:
* * *
Yoksul bir köylünün
çift sürdüğü öküzlerden birisi ölmüştü.
Parası yoktu. Çaresizlik içinde
köyün zengini
Rızvan Ağa nın
yanına gitti. Boyun büküp
yalvardı. Bir ağlamadığı kalmıştı.
Rızvan Ağa,
yoksul köylü Garip Hasan a
ağılından
bir öküz verdi ama
ağır şartlar da
koydu.
Rızvan Ağa,
Öküzün parası ödeninceye kadar hayvan,
ortak malımızdır. Yılda 50 dönüm tarlamı sürecek,
ağılımdaki koyunlara ve hayvanlarıma bakacaksın. Ekim, dikim, çapa ve harman işlerime yardım edeceksin
dedi.
Garip Hasan, bu şartları
kabul etmeye mecburdu. Zor olacaktı ama
aç kalmaktan iyiydi.
Her aybaşında
ağaya gidiyor,
öküz parasının taksidini ödüyordu.
Giderken de süt, peynir, tereyağı götürüyordu.
Rızvan Ağa nın gönlünü hoş
etmezse;
öküzü alır,
korkusu yaşıyordu.
Garip Hasan
son gidişinde de
yine eli boş değildi. Onu gören
Rızvan Ağa,
Benim öküz ortağım, hoşgeldin
diyordu. Hasan,
ağanın bu lafından
alınıyordu ama
mecburiyeti vardı.
Aradan iki yıl geçmiş
Garip Hasan,
öküz parasının
yarısını
ödemişti. Ama hem kendisi
hem de hayvan
yorucu işlere dayanamaz hale gelmişti. Hasan da
hasta hasta çalışıyordu. Şunun şurasında
az bir taksidi kalmıştı.
Birkaç ay geçmiş,
Garip Hasan
ağanın yanına uğramaz olmuştu. Rızvan Ağa merak edip,
Garip Hasan ın
evine gitti. Ne iş yapıyor ne de parayı
ödüyorsun diye çıkıştı.
Garip Hasan, karısının yanında
çıkışan ağaya
karşı gelmemek için kendini zor tuttu.
Ağanın borcuna karşılık,
diğer öküzünü alabileceğinden
korktu. Öküz öldü ağam dedi.
Rızvan Ağa,
onun üzerine
yürürken,
Garip Hasan ın karısı Hatice
atıldı:
Duymadın mı ağam, öküz öldü. Öküz öldü, ortaklık da bozuldu
* * *
Bugününüz dünden daha iyi olsun. Sağlıklı ve huzurlu günler dileğiyle...