Önlem…

Abone Ol

Kısacası, kötü veya yanlış bir şeyi önleyecek yol, tedbir.

Peki alınabiliniyor mu?
Sıkça karşılaştığımız olaylara bakarsak maalesef.
O halde öncelikle önlemin ne denli önemli olduğunu kavramalıyız.
Sonra da almalıyız.
Kaçınılmaz olduğunu bilerek.
Aksi takdirde bu tür olayları önlemek mümkün olamaz.
Hele hele hassas bölgelerde önlemler daha da kılı kırk yararak alınmalı.
Diyeceksiniz ki; önlemler alınıyor.
Özellikle eylemlerin yapıldığı alanlar barikatlarla çevrili.
Herkes de aranarak alınıyor.
Buna rağmen nasıl oluyor?
Nasıl olduğu konusunda çokça komplo teorileri üretmek mümkün.
Önemli olan, olay olmadan önlemini alabilmek.
Olay olduysa da anında ortaya çıkarabilmek.
Öyle veya böyle olay aydınlatılacaktır.
Suçluları da bulunacaktır.
Çözüm mü?
Bence değil.
Çünkü Türkiye’de birileri senaryo yazıyor.
Senaryo gereğini de yerine getiriyor.
Canlı bomba, polis kontrolünden geçebildiyse arama hak getire.
Başka bir biçimde o barikatın içine sızabildiyse daha da vahim.
Genel seçimler öncesi Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun Samsun Cumhuriyet Meydanı’ndaki mitingine katıldık.
Osman Kara ile birlikte polis kontrolünden geçmek istediğimizde polis bana ‘dur’ dedi.
Cebimdeki çakmağı yandaki kutuya atmamı istedi.
Emir bu, dediler.
Uyduk.
Bir çakmağı önemseyen.
Geçit vermeyen polis, canlı bombaya nasıl geçit verecek hataya düştü?
Doğrusu anlamış değiliz.
Görünen o ki önlemler yetersiz.
Her olay sonrası olduğu gibi her birimiz bir şeyler söyleyeceğiz.
Sonrası unutulacak.
Bir sonraki olaya dek aklımızı başımıza almaktan uzak kalacağız.
Şüphesiz olmadı.
O halde, kötü veya yanlış bir şeyi önleyecek yol ve tedbirden uzağız.
Bir türlü akıllanamıyoruz.
Başımıza bu tür olaylar gelince de dövünüp duruyoruz.
Olmuyor.
Olmadığı gibi ders de alamıyoruz.
Yazık.
Çok yazık.