Samsunda, Şizofreni Dostları Derneği
Başkanı Gökhan Şahin, yönetim kurulu üyeleri
Psikiyatrist Gülay Özdemir, Mustafa Artut ve Yusuf Çelik ile
birlikte OMÜ Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı öğretim üyelerinden Yrd. Doç. Dr. Ömer Böke
ziyaretime geldiklerinde, şizofreni hastalarıyla ilgili olarak
yapılan haberleri konuştuk...
Cinayet veya şiddet içerikli haberlerde,
eylemi gerçekleştirenlerin Şizofreni hastası olarak
tanımlanmasının
hasta ve hasta yakınlarında yarattığı
olumsuz etki üzerine sohbeti sürdürdük...
Dernek yöneticilerinin
arasında hasta yakınları vardı...
Şizofreni hastasının
toplum önünde bir suç makinesi gibi
gösterilmesi onları rahatsız ediyordu...
Yrd. Doç. Dr. Ömer Böke, bu tür haberlerde
yanlış algılamaları ortadan kaldırmak için
kendilerine danışılmasının
daha iyi sonuçlar verebileceği üzerinde durdu ve
Samsundan hasta sayısı verdi: 5 bin...
Eğer toplum, şizofreni hastasını
suça eğilimli insanlar olarak görüyorsa,
bu sayı korkunçtu...
Bu insanlar suç makinesi olsaydı, Samsunda asayiş diye bir şey kalmazdı herhalde...
Demek ki sanıldığı gibi değil...
Ömer Böke de bunu söylüyor zaten...
Hiç kimse bu hastalığa yakalanma konusunda dirençli değildir. Buna rağmen şizofreni hastaları toplum içinde ayrımcılığa, dışlanmaya, damgalanmaya maruz kalmaktadır. Bu tavırların hastalar ve aileler üzerinde çok sayıda olumsuz etkisi vardır. Hasta ve yakınlarının benlik saygısı zedelenir, aile ilişkileri bozulur, arkadaş edinme ve sürdürmeleri güçleşir, iş bulmaları zorlaşır.
Basında şizofreni hastalığı daha çok olumsuz temalarla birlikte işlenmektedir. Sıklıkla şizofreni kelimesi şiddet, kusurluluk ve ne yapacağının bilinememesi ile eşleştirilir, patlamaya hazır bir bomba gibi resmedilir. Bazen bu resimlerden bir tanesi bile damgalama ve ayrımcılıkla mücadele için verilen emeği boşa çıkartabilir.
Dernek yöneticilerine, bu tür haberlerde daha fazla özen göstermeye söz verdim...
Örgütlü olmanın yararı bu işte...