Ortadoğu nun bir bataklık olduğu malum olmakla birlikte, her geçen gün daha da karmaşık bir hale geldiğini görebiliyoruz. Özellikle, Irak ve Suriye deki olaylar, ülkemizi doğrudan etkilemektedir. Bu bataklığa saplanmamak için ne yapılabilirdi, bunun cevabı da çok karmaşık ve doğrudan cevap verilebilecek bir soru da değildir. Yalnız, Batı ve ABD nin Ortadoğu ile ilgili tutumlarındaki değişiklikler ise oldukça enteresandır. Bu bakımdan da Türkiye nin Ortadoğu ile olan politikalarını revize etmesi gerekecektir. Zira, Batı ve ABD nin Ortadoğu daki politikaların odağını, İsrail in çıkarları oluşturmaktadır. Bu bakımdan, İsrail in çıkarları yönünde politikalarını Batı hep revize etmektedir. Batı ve ABD, Mısır daki olaylarda tarafsız kalmak bir tarafa, orada yapılanları onaylamıştır. Zira, Mısır, İsrail taraftarı olarak ortaya çıkmıştır. Uzun süre, Beşar Esad Suriye sini terörist ülke olarak kabul eden ABD, şimdi Suriye nin yanında yer alarak IŞİD (İD) e karşı savaş vermektedir. Bunun yanında, Türkiye nin IŞİD e yardım ettiği de ifade edilmektedir. Irak ın durumu ise, ümitsiz bir vaka olarak görülmekte ve hali pürmelali perişandır, elle tutulacak tarafı yoktur. ABD, IŞİD in Irak’ta her şeye hakim olacağı ve bunun İsrail in çıkarlarına ters düşeceğini bildiği için, Peşmergenin yanında yer alarak havadan, IŞİD i bombalamaktadır. Türkiye ye karşı kabadayıca tavır takınan PKK ile Peşmergenin tek başına IŞİD e karşı hiç şansı yoktur. Bunun yanında havadan yapılan operasyonların etkili olacağı beklenemez ve beklenen de ortaya çıkmıştır. Esas başarı ise karadan müdahale, yani piyadenin süngüsünün ucundadır. Fakat, Irak bataklığından kendini zor kurtaran ABD nin karadan müdahalesini beklemek de mümkün görülemez. Zira, ABD burada boyunun ölçüsünü almıştır. ABD ve Batının Ortadoğu politikaları, İsrail odaklı olduğu için, Ortadoğu daki Müslümanların birbirlerini kırmaları ise umurlarında değildir. Benim her zaman garibime giden ve utançla ifade ettiğim husus, Müslümanların aralarındaki sorunlara, Batı veya ABD yi ortak ederek onlardan yardım istemeleridir. Burada atalarımızın söylediği Koyun derisinden post olmaz, eski düşman dost olmaz sözünün doğruluğu ortaya çıkmaktadır. Müslümanlar aralarındaki sorunların çözümü için Batılıları kullanma meylindedir; fakat, Batılılar Müslümanlara çıkarları olduğu yönde ise yardım eder.
Ortadoğu daki bu açmazlar öylece durur iken, daha doğrusu her daha da ağırlaşırken, Türkiye Cumhurbaşkanlığı değişikliği, Başbakanlık ataması ve yeni kabinenin oluşumu üzerinde yoğunlaşmış bulunmaktadır. Daha önce de üzerinde durduğum üzere, devlet yönetiminde boşluk olmamalı ve yukarıdaki değişikliklerin, Ortadoğu daki gelişmelere bigane kalınması da düşünülemez. Fakat, bu sorunların bir süredir ihmal edildiği ortadadır. Başbakan olarak atanan, Ahmet Davutoğlu, daha önce de Dışişleri Bakanı olması sebebi ile, bu olaylara yabancı değildir. Dışişleri Bakanı olarak yaptığı görevleri bu sefer, Başbakan olarak üstlenecektir. Yalnız, Dışişleri Bakanlığı sırasında; Ortadoğu ile olan sorunlarda, pek de başarılı olduğunu söylemek mümkün değildir. Burada İngilizlerin İngiltere nin düşmanları yoktur, dostları da yoktur. Sadece İngiltere nin çıkarları vardır sözünden hareket etmek gerekir. Tarih boyunca İngiltere nin dış politikalarında bu husus önder olmuştur. Milletlerarası düzeyde hak ve adalet ancak güçlü olmaktan geçer. Burada dostluklara ve düşmanlıklara takılmamak gerekir. Temennim şudur ki, komşularımız ile 0 sorun, yani barış içinde yaşamayı isterim. Bu bakımdan, M. Kemal Atatürk ün Yurtta sulh, cihanda sulh rehberimiz olsun. Hayatı savaşlarla geçmiş olan bu büyük adamdan, bu sözleri işitmek biraz acayip gelebilir, fakat eşyanın tabiatına uygun bir sözdür. Çözüm süreci, yurt içinde barış ile huzurun sağlanmasında, ekonomik sorunlar ve üretimdeki sorunların nasıl aşılacağını bekleyip göreceğiz. Bunun yanında etrafımızdaki ateş çemberinden en az zarar ile nasıl çıkabiliriz, bunun düşünülmesi gerekir. Her şey, kürsüde atılan nutuklar kadar kolay değildir. Bunların uygulamasında, çoğunlukla evdeki hesap çarşıya uymayabilir. Yurtta ve cihanda sulh dileklerimle, saygılarımı sunarım.