Perakende sektörü tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de çok önemli bir sektör. Sektör son 10 yılda ciddi bir büyüme kaydetti. Alışveriş Merkezi ve Perakendeciler Derneği(AMPD)’nin verilerine göre organize perakendeciliğin 2006 yılında 53 milyar dolar olan sektör cirosu 2011 yılında 81 milyar dolar olduğunu görüyoruz. 2013 yılında bu rakam 303 milyar dolar seviyelerinde gerçekleşti.
Görüldüğü üzere perakende sektörü ciddi rakamlar seviyesinde büyüyor ve önümüzdeki 5 yıl yıllık ortalama büyüme oranının % 5 olması tahminleniyor.
Bu kadar ciddi rakamların olduğu bir sektörde en büyük handikaplardan bir tanesi insan kaynakları sorunu. İkinci ve bana göre daha önemli bir sorun ise bu sektörde çalışan insanların perakendeciliği bir iş statüsünde görmemesi. Yani insanlar perakendeciliği kalıcı bir iş gibi görmüyor. Askere gidene kadar ya da evlenene kadar geçici bir iş olarak görüyor.
İşverenler tarafından durum ise şu. Çalışanlar nasılsa bu işi geçici görüyor diye çalışana gerekli ehemmiyet maalesef verilmiyor. İnsan kaynağının temini konusunda çeşitli devlet kurumlarının eleman desteği söz konusu. İşverenler bu desteği bedava eleman desteği şeklinde algılıyor ve maalesef yukarıda da belirttiğim üzere insana yatırım yapmıyorlar.
Halbuki yukarıda verdiğim rakamlar aslında sektörün aslında ne kadar önemli bir sektör olduğunun göstergesi. Bu manada çeşitli adımların atılması şart.
Bu bağlamda toplumu ilgilendiren tim STK’lar başta olmak üzere eğitim kurumları da kendi üzerlerinde düşen görevi yapmak durumundalar.
Sektör temsilcileri ile biraraya geldiğimizde meselenin tüm tarafları bu söylediğim konularda hemfikir olmasına karşın meselenin tarafları somut bir adım atmalı. Bu bağlamda devletim çeşitli mekanizmalarından istifade ederek çeşitli fonlar sağlanarak bu meselenin çözümüne katkı sağlanabilir. Örneğin Ulusal Ajans’ın Erasmus Plus projesi çerçevesinde Avrupa’dan da destek alınarak bir perakendecilik okulu kurulur ve bu okuldan mezun olan insanlar da eğitimli ve sektörün ihtiyaçlarına cevap verecek nitelikte olur.
Böylelikle perakende sektörü de eğitimli insan sorununa bir nebze de olsa çözüm bulunmuş olur. Aksi takdirde işverenler niteliksiz eleman diye dövünür durur.
Burada aslında bir taraftan da insanların perakendeciliği bir meslek olarak algılanmasının da önü açılmış olacaktır.