Demokrasilerde politik alan, seçmenlerin hakemliğinde fikirlerin özgürce güreştikleri yerlerdir.
Burada iki önemli kavram kullandık:
Birincisi seçmenlerin hakemliği,
İkincisi ise özgürlüktür.
Sonuçtan emin olmayan fakat yegane amacı şampiyonluk olan güreşçi bu işin kaçamak yollarına başvuracak ve her halükarda sonucu lehine çevirmeye çalışacaktır.
Bizde , “oynayamayan gelin, yerim dardır dermiş” derler.
Türkiye’de çok partili dönem başladıktan beridir ki demokrasi meydanlarında güreşemeyen politikacılar hep böyle yapmışlardır.
Milletin iktidarı vermediğini, vermeyeceğini gören politikacılar kendilerine başka alanlar aramaya başlamışlardır. Politikacıların demokrasi meydanlarından başka alanlar aramaları, politikanın alanlarını daraltır. Bu durum, ülkede gayrinizami ve gayri hukuki alanlar oluşturur.
İşte politikanın kırılma yeri burasıdır.
Politik alan daralmaya başlayınca iktidar da muhalefet de tartışılır. Kitlelerde gerginlikler oluşur. İktidarın aldığı kararlar, çıkardığı yasalar ve yaptığı işler tartışma alanlarına çekilir.
Toplumda siyah- beyaz tonlarının dışındaki renkler görülmez olur.
Artık iktidarın yaptığı her şey iktidar tarafından tersi savunulur. Muhalefete göre iktidarın hiçbir şeyi doğru değildir. Muhalefet antitez pozisyonuna düşer, iktidarın her konuştuğuna ve yaptığına negatif yönü ile cevap yetiştirmeye çalışır.
Bu tür hareketler hem demokrasi minderinin dışına çıkmaya, hem de toplumu bölmeye ve germeye neden olur. Bunların olduğu yerde ahlaki ve ekonomik zaaflar ile huzur ve güven kaybı oluşur.
Böyle bir ortamın hiç kazananı olmaz.
Selam ve sevgi ile…