n
nn Politika yapan her politikacının mutlaka bir inancı vardır. Bu durum tüm insanlar için geçerlidir.
nn Politikacının baskın inanç ve değerleri, onun uygulamasının temellerini oluşturur.
nn Politikacının “baskın inancından” amacımız, onun öncelikleridir.
nn Politikacının baskın inancı / görüşü ne olursa olsun, insanlığın ortak paydasını oluşturan temel ilkeleri ve değerleri aşması söz konusu olamaz ve olmamalıdır.
nn Politikacı kişisel baskın inancını/ görüşünü( dinini, mezhebini vb.) zorla içinde bulunduğu veya yönettiği toplumun ortak paydası haline getiremez. Zorlayarak yapacağı böyle bir girişimin hiçbir meşru dayanağı yoktur.
nn Bunun içindir ki, her politikacının uymak zorunda olduğu bazı evrensel ilkeler vardır. Bu ilkeler aynı zamanda politikanın meşru amaçlarını oluşturur.
nn Politikanın Başlıca Amaçları:
nn 1-Politika,ülkede ve dünyada yaşayan insanların tamamını kapsamalı ve her türlü haklarını güvenceye almalıdır.
nn a-Kapsam alanındaki insanların tüm sorunlarına çözüm üretmelidir. Politikacının ürettiği çözümler insanların maddi ve manevi sorunlarını kapsamalıdır.
nn b-Politikacının ürettiği çözümler, geliştirdiği projeler insanların dinlerine, renklerine, dillerine, ırklarına ve cinsiyetlerine bakmaksızın herkesin can, mal, inanç, nesil ve akıl güvenliklerini sağlayıcı nitelikte olmalıdır.
nn Bu değerler, uluslararası platformlarda kabul görmüş ve onaylanmışlardır. Aksi bir uygulama politikacının ve politikanın amacından sapmasına ve meşruiyet zeminlerini kaybetmelerine neden olur.
nn Küreselleşen dünyamızda üretilen çözümler yerellikle sınırlandırılamaz. Artık dünya tek devlet gibi algılanmakta ve şehirler yarışmaktadır. Ufkun ötesini göremeyenlerin; dünyayı, bulunduğu yerden ibaret görenlerin politikada başarılı olma şansları yoktur ve olamaz da. Böyleleri yüz yılımızın politikacısı / yöneticisi olamaz.
nn Kendilerinin hitap ettikleri kitleyi geçici bir zaman kandırabilir ama, her zaman asla…
nn Politikanın amaçlarına devam umuduyla selam ve sevgiler…
nn
nn
nn
nn
nn
nn
nn
nn
nn
nn
nn
nn
nn
nn
nn
n