OMÜ yönetimi,hafif raylı sistemin
yerleşke içinden geçmeyişini kabul edemiyor...
Farklı ve haklı nedenleri var elbette..
Günde 25 bin kişilik yolcu yoğunluğunun yaşandığı
üniversiteye ulaşmayan bir sistem için
kitle ulaşımı demek mümkün müdür?..
Arazi koşulları nedeniyle maliyetin artacağı
bahanesi geçerli midir?..
Körfez Restoranın yanında son durakta inecek olan yolcuların yerleşkeye taşınma işlemi için
kullanılan araçların yaratacağı maliyet,trafik yoğunluğu ve görüntü kirliliği az şey midir?..
Üniversiteler, bulundukları
şehirlerin itibarlı ve güvenilen
kurumlarının başında gelir...
OMÜ de Samsun için öyledir...
Büyükşehir Belediyesince,
eziyete ortak edilen
üniversiteden hizmet esirgenirse OMÜ Rektörlüğünün
buna sessiz kalması beklenebilir mi?..
Bir de üstüne üstlük, şehre giremeyecek olan
ve üniversiteye servis yapacak araçlar için
100 dönümlük bir depolama alanı
istenmez mi?..
O bölgede, yeni bir varoş oluşturulacak...
Yüzlerce araç, binlerce insanBR>ve toz toprak...
OMÜ yönetimi,
üniversiteye ekstra yük getirecek olan
hafif raylı sisteme bu haliyle karşı...
Çünkü, sistemi üniversiteye
taşımamak için üçü beşi bahane edenlerin
hesabı yanlıştır...
Geçenlerde OMÜ Rektörü Hüseyin Akanın
iftarındaydım...
Konukevinin balkonunda
kiminle konuştuysam,hafif raylı sistemin
yerleşke içine kadar ulaşmamasının
yaratacağı sakıncaları dinledim...
Görünen o ki, Büyükşehir Belediyesinin
Mimarlar Odasından sonra
OMÜ ile de başı derde girecek...
Yusuf Ziya Yılmaz,eski otogar alanına
otel yapmak için yeni taliplilerin olduğunu ve
gelişmeleri kamuoyuyla paylaşacağını
söylediğinde, keşkededim kendi kendime...
İşte bu paylaşımlar olsaydı, şimdi yaşanan gelişmeler gündeme gelmezdi...