Rüzgarla geldi

Abone Ol

n

n
n Samsun Ticaret ve Sanayi Odası’nın geçtiğimiz hafta düzenlediği “Ülke Günleri” programı kapsamındaki etkinliğe katıldım.
n
n Etkinliğin konuğu Fransa idi.
n
n Fransa nın Ankara Büyükelçisi Laurent Bili, Türk Fransız Ticaret Derneği Başkanı Zeynep Necipoğlu, Ekonomi Servisi Yüksek Ataşesi Kadriye Baysal, CarrefourSa Kurumsal İlişkiler Müdürü Merter Özay, CarrefourSa İşletme Müdürü Pascal Bordeaux, Renault Mais Genel Müdür Yardımcısı Guillaume Sıcard, Res Anatolia Finans Müdürü Yusuf Sönmez konuk katılımcılardı.
n
n Açılış konuşmalarında “Türkiye ile Fransa arasında 12,5 milyar Euro luk bir ticari ilişki” olduğunu vurgulayan Türk Fransız Ticaret Derneği Başkanı Zeynep Necipoğlu bu rakamın daha da yukarılara taşınabileceğini söyledi.
n
n Kısa bir açılış konuşması yapan Fransa nın Ankara Büyükelçisi Laurent Bili ise konuşmasının özünde “Avrupa, Kuzey Amerika ve Asya Pasifik’te yenilenebilir enerji sektöründe faaliyet göstermekte olan RES Grubu’na bağlı RES Anatolia’nın Samsun’un Havza İlçesi’nde 48 MW gücünde Rüzgar Santrali yapımı için yatırım kararı aldığını” katılımcılarla paylaştı.
n
n Bilindiği üzere RES Anatolia , 2011-2012 yıllarında EPDK’dan 170 MW’lık enerji üretim lisansı almıştı. Havza’da kurulacak olan santralde yıllık 126 GW elektrik üretmeyi hedefleyen firmanın yatırıma 2014 yılı başlarında başlaması ve 2016 yılında devreye alması bekleniyor. 75 milyon Avro’luk bir bütçeye sahip yatırım yaklaşık yetmiş bin hanenin elektrik enerjisi ihtiyacını karşılarken yılda 76.000 ton karbondioksit emisyonunu da önlemiş olacak.
n
n Etkinliğin başında yanımdaki arkadaşımla daha önceki tecrübelerime dayanarak “Fransızlar da enerji üretimi için doğalgaz çevrim santrali yatırımıyla Samsun’a gelirler mi” diye konuşmuştuk. Neyse ki endişelerimiz yersiz çıktı Fransızlar Samsun’a rüzgârla gelmişlerdi.
n
n Etkinliğin akışında Fransa nın Ankara Büyükelçisi Laurent Bili sorulan soruları cevapladı.
n
n
n
n Ağırlıklı olarak sorulan sorular “Fransa’nın Ermeni meselesinde izlediği politikalara “ yönelikti. Büyükelçi usanmadan birbirine benzer sorulara ülkesinin konuyla ilgili izlediği politikalara paralel cevaplar veriyordu. Ermeni meselesinin tarih bilimcileri tarafından, karşılıklı arşivlerin açılmasıyla ele alınmasının her iki ülke ve dünya için daha olumlu bir adım olacağını söyleyerek Büyükelçiye “Türkiye’de Fransız firmalarının inşaat, finans, perakende ve otomotiv sektöründe faaliyette bulunduklarını, teknoloji yoğun katma değeri yüksek sektörlere yönelik yatırım düşünüp düşünmediklerini” sordum.
n
n
n
n Gelen cevap ise beni pek şaşırtmadı.
n
n
n
n Büyükelçi “Savunma sanayimizdeki gelişimden bahsederek teknoloji odaklı ortak yatırımların olabileceğine” işaret etti. Daha sonra sözü Renault Mais Satış Müdürü Sinan Özkök’e verdi. Özkök Türkiye de üretilen Renault otomobillerin 3’te 2’si ve Renault Fluence elektrikli araçların ise tamamının Bursa’da üretiminin yapıldığını, ar-ge çalışmalarının Bursa’da kurulu bulunan tesislerde yürütüldüğünü, bu nedenle Renault a bir Türk markası diyebiliriz. diye açıklamada bulundu.
n
n
n
n Fransa’nın savunma sanayi alanındaki kabiliyetlerini, birikimlerini dikkate aldığımızda sektöre yönelik ortak yatırımların, her iki ülke açısından da olumlu olacağı düşüncesindeyim.
n
n
n
n İzleyelim, görelim.
n
n
n
n Sağlıcakla
n
n
n