Şaranın hesabı...

Abone Ol

Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Kenan Şara, belediyeye ait dergide Şer cephesi işbaşında başlığıyla yazdığı yazıda, isim vermeden kendilerini eleştirenleri yerden yere vurmuş,hakaretler savurmuş...
Hem de 7-8 yıl önceki
defterleri açarak...
O günlerde kendilerini
kim eleştirdiyse, şer cephesinin
içinde göstermiş...
Bu arada, öyle laflar da etmiş ki,
sanki filozof....
Dürüst olarak hizmet üretmenin bedelinin, çıkar sağlayarak hizmet üretmekten çok daha ağır olduğunu yaşayarak gördük...
Kenan Şaranın bu sözünün
belediyenin giriş kapısına asılmasını
öneriyorum...
Gelen giden,belediyede işlerin dürüst yürütüldüğünü görür de haksız kazanç taleplerinden vazgeçer...
Neyse dönelim konuya...
Şaranın, yazısında belediyenin projelerini anlatması
normaldir...
Çünkü, bu işinin bir parçasıdır...
Ancak, projelerden çok,
geçmişte kendilerini eleştirenleri
ağır ithamlarla suçlamak,onun görevi değildir...
Eğer böyle bir şeye ihtiyaç varsa,
şer cephesinde gösterdiği insanlara
yanıtı, devlet memuru olan kendisi değil,
seçimle işbaşına gelmiş Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz vermeliydi...
Gerçi, suçlananlar arasında bulunan eski İlkadım Belediye Başkanı Necmi Akkoyunlu ile dönemin Özel Kalem Müdürü gazeteci Osman Kara,
Şaraya gereken yanıtı vermekte gecikmemiştir...
Hatta, Osman Kara, Kanal S TVdeki programında Kenan Şaraya açık bir çağrı yaparak,
Gel tartışalım demiştir...
Gelip gelemeyeceğini elbette bilemem...
Bildiğim bir şey varsa, o da hırs ve öfkelere kapılarak,
bu şehirde yaratılacak gerginlikten
en çok da Yusuf Ziya Yılmazın zarar göreceğidir...
Yılmaz, şehirde kendisinin de
neden olduğu bazı kırgınlıkların
sıkıntısını yaşamaktadır...
Nitekim, geçmişte üzdüğü insanlarla
barışmak için hem kendisi hem de yakın çevresinin
çabalarını görmekteyim...
Bazı yemek ve kahvaltı organizasyonları
bizzat Yılmazın kendi isteğiyle gerçekleşmektedir...
Durum böyleyken, Kenan Şaranın
yeni tartışmalar yaratacak bir yazıyı kaleme almasındaki amaç nedir?..
Birçok neden sayabilirim...
En kuvvetli ihtimal ise
emekli olduğunda yazarlığa soyunacak olmasıdır...
Ne de olsa gazetesi de hazırdır...