Samsunda yaşanan trafik sorununun temelinde; yol yetersizlikleri, otopark sıkıntısı, eksik düzenlemeler ve araç yoğunluğu kadar, saygı faktörünün de önemli yer tuttuğuna inananlardanım...
Yığınla örnek yazabilirim...
İşlek bir caddede, kaldırımda yürürken gördüğü arkadaşı ile sohbet için aracını durduran
sürücülere rastlamadınız mı?..
Arkadan gelen aracı zorda bırakacak biçimde frene basıp, yolcu indirip bindirmek isteyen dolmuş şoförlerini görmediniz mi?..
Araçlarında başka il plakası bulunan ve ters yöne girdiklerinde, Yabancıyım kusura bakmayın numarasına yatanların sayısı az mı?..
Belediye ve halk otobüsleri şoförlerinin çoğunun durağa yanaşma alışkanlığı olmadığı için trafiği tıkadığına tanık olmadınız mı?..
Trafiği aksatacak biçimde, neredeyse yol ortasına araçlarını park edip, sinyallerini yanık bırakan sorumsuz sürücüler yüzünden zor anlar yaşadığınız olmadı mı?..
Say sayabildiğin kadar...
Bütün bunların yol yetersizliği, araç yoğunluğu, otopark sıkıntısı ve eksik düzenlemeyle ilgisini göremiyorum...
Bu düpedüz saygısızlık...
Trafik meselesi yüzünden bir gün içinde yaşanan tartışma ve kavgaların çoğu polise bildirilmediği için sayısını söylemek mümkün değil ama daha geçenlerde yol verme yüzünden cinayet işlendiği hala hafızalarımızda...
Hele Ramazan aylarında...
Allah muhafaza...
Dün gazeteye gelirken, yukarıda ifade ettiğim olumsuzluklardan çoğunu yaşadım...
Konu belki basit gelebilir; ama bu yazıyı okuduğunuzda, Haklısın diyeceğinizi biliyorum...
Bu mantıkla; işin içinden ne polis, ne de belediye zabıtası çıkabilir...
Toplum giderek yozlaşıyor...
Sevgi ve saygının makamına, Kabalıklar oturmak için can atıyor...
Buna izin vermezsek, trafik sorunu da çözülür, başka sosyal konular da...
Saygılarımla...