Seçim var seçim…

Abone Ol

Önümüzde genel seçim var.
Aday adayı üstünlüğü AK Parti’de.
Her biri kıyasıya mücadele ediyor.
Partilerini savunuyor.
Daha da güçlü hale gelebilmesi için çalışıyor.
Gazeteler AK Parti adaylarının açıklamalarıyla dolu.
Her biri yağmasa da gürlüyor.
Ya muhalefet partileri aday adayları.
Hepsi bekleyişte.
Aday olursak, dercesine.
İyi de aday olursanız ne yapacaksınız?
Düşünceleriniz sır mı?
Görücüye çıkmaktan uzak kalırsanız beğenilir misiniz?
Güzelliğiniz fark edilir mi?
Hiç düşündünüz mü?
Görünen o ki izlenen yol ‘Armut piş ağzıma düş’.
Çare mi?
Bence asla.
Düşünüyorum da; ben milletvekili aday adayı olsam ne yapardım?
İktidar partisinden olsam seçim bölgemden hassasiyetlere önem verirdim.
Muhalefet partilerinden olsaydım vay iktidar partisinin haline.
Konuşturmazdım hiçbir aday adayını.
Hele hele elde sayısız silah varken kımıldamalarına fırsat vermezdim.
Seçmeni inandırmakta zorluk çekmezdim.
Nereden nereye geldiğimizin hesabını da sorardım.
Seçmenden alacağım güç ile sürekli gündem oluştururdum.
Avantajı kullanırdım.
Ya günümüzde AK Parti aday adayları dezavantajı avantaja dönüştürüyor.
Avantaj sahipleri sessiz kalıyor.
Bu durum dezavantaj sahiplerini öne çıkarıyor.
El insaf yahu.
Böyle bir şey, Cumhuriyet tarihinde görülmedi.
Geçmişten bile ders alınamıyorsa.
Üretmelerinden vazgeçtik.
Başarıya ulaşma yolu örnekleri hatırlanabilsin yeter.
Kısacası; AK Parti’nin ekmeğine yağ muhalefet partilerince sürülüyor.
Buyurun deniliyor.
Oldu mu?
Olmuyor.
Olması için de gayret sarf edilmiyor.
O halde kazanan pembe tablolarına inandıran.
İyi hayal pompalayan.
Bir arpa boyu yol kat edemeyen.
Geleceğimizin teminatı çocuklarımızın geleceğini göz göre göre karartanlar olacak.
Bizden sadece hatırlatması.