n
n n Barış süreci denilen Kürt açılım sürecinin mimarları gerçekten
n n çok iyi niyetli olabilir. Anaların ağlamamasını ve şehit
n n gelmemesini istemek, elbette insani bir davranıştır. Adı barış olan bir
n n çalışmanın iyi niyetle hazırlanmış olmasından daha doğal bir durum
n n yoktur. Ancak yıllarca kan döken, can alan ve her defasında demokrasiyi
n n ve insani girişimleri kullanan ve nihai hedefinden milim sapmayan
n n , zamana ve dünyadaki siyasi gelişmelere göre strateji geliştiren ve
n n iki yüzlü davranan bir terör örgütü ile bu barışın kolay olmayacağı
n n unutularak yola çıkılmıştır.
n n
n n Ne acıdır ki hukuk yok sayılarak birtakım bölücü girişimler
n n hayata geçirilmiş, şehitlerimizin katili ile İmralı da adeta masaya
n n oturulmuştur. Masaya oturanın devlet ya da hükümet olmasının hiçbir önemi yoktur. Çünkü terörle terör örgütü o masada söz sahibi
n n yapılmıştır. Bu yolda şehit aileleri adeta yok sayılmış onlara bir
n n takım maddi haklar anlamında düzenlemeler yapılarak süreç
n n rahatlatılmak istenmiştir. İkinci iş hakkı ve hiçbir şekilde iş hakkı
n n kapsamına girmeyen terör dışı şehitlerin yakınlarına da ilave olarak
n n verilen yeni iş hakları bu süreçte çıkarılmıştır. Açılım süreci
n n başlatılmamış olsa bile bu düzenlemeler devlet tarafından acil
n n yapılması gereken iyileştirmelerdir. Bu iyileştirmelerin etkilediği
n n bir kesim elbette olmuştur. Bu durumu bir şehit yakını olarak ahlaki
n n bulmuyorum. Çünkü hiçbir şehide maddi bir değer biçmek mümkün
n n değildir. Bu millet, bu devlet şehitleri, gazileri ve yakınları için ne
n n yaparsa yapsın azdır. Bu bir vefadır bu bir sahip çıkmadır. Ama en çok
n n açılım sürecinde bu haklarla ilgili yeni düzenlemeler
n n yapılmıştır. Bunun nedenini anlamamak için aptal olmak gerekir. Sonuçta
n n bu haklarda iyileştirme yapılmış olması, olumlu bir gelişmedir. Ama
n n burada süreci rahatlatma beklentisi olduğu unutulmamalıdır. Bunu
n n yapanlar belki de zannediyorlar ki şehit aileleri barış sürecine
n n karşıdır. Şehit ailelerinin barış sürecine karşı olduğunu düşünenler
n n hata yapmaktadır. Elbette bu süreçte şehit ailelerinin karşı olduğu birçok adım vardır. O adımda bu süreçte ortaya çıkan bölünme
n n hareketleri, ayrılıkçı girişimlerdir, ortak değerleri yerle bir etmedir.
n n Silahı bırakmayan, Kandil i hiçbir şekilde boşaltmayan, ortak
n n değerlerimizin yok edilmesi için elinden geleni yaptıran ,Türk adından
n n rahatsızlık duyan ,Türk Bayrağı nı birçok yerde kaldıran terör örgütü
n n barışın peşinde olabilir mi? Bu terör örgütü bir devlet değildir ama
n n bir devlet olma girişiminin bir parçasıdır.Kendileri her defasında
n n dört parçalı bir Kürdistan dan bahsetmiyorlar mı? Onlara göre var
n n edilmek istenen Kürdistan ın bilinen dört parçasından en önemli bir
n n parçası da Türkiye Cumhuriyeti Devleti nin milli sınırları içerisinde
n n değil mi?
n n
n n Terörle mücadeleden çok müzakerenin yapıldığı, ciddi
n n gafletlerin yaşandığı bu açılım sürecine şehit ailelerini dahil etmek
n n şehitlerimize ve ortak değerlerimize ihanet olur. Bu ihanetin hiçbir
n n yerinde şehit aileleri olmamalıdır. Kimse kan aksın ,analar ağlasın
n n istemiyor. Barış yapıyorum diyerek, ülkenin bir bölümünde başka bir
n n bayrak ve yönetim altında oluşturulmak istenen ve zaman zaman da
n n yaşanan kanunsuzluğa, bu şekilde bir yeniden yapılanmaya razı
n n olunamaz. Çünkü bu barış değil, terör örgütünün hedeflediği bölünme
n n olur. Bu gerçekleri akıl tutulmasına kurban olmayan şehit aileleri
n n görüyor da başkaları neden görmüyor? Allah milletimizi akıl
n n tutulmasından korusun...
n n
n