Sevdiği kişinin yanlışı üzer insanı...
Çünkü, sevgi kolay kazanılmaz...
Kırılganlıklar vardır, hassasiyet ister...
Bir de koptu mu, eski dost düşman olur birden...
Fazlasıyla sevmek midir bütün bunların sonucu?..
Kararında bırakmamak mıdır sevgiyi?..
Neyse...
En iyisi Mehmet Kemal Yavuzun Sevgi arsızı adlı öyküsüyle başbaşa bırakayım sizleri...
* * *
Cemal ile karısı Haticenin dünyaları başlarına yıkılmıştı adeta. Tek katlı yığma tuğlalı evi ölüm sessizliği sarmıştı. 6 yaşındaki Hüsnü, hiç de alışık olmadığı bu durgunluğa bir anlam veremiyordu.
Ablası Canan eve geldiğinde ona soracaktı. Ama, o da bir türlü gelememişti. İlk defa bu kadar geç kalmıştı.
Hüsnü, bir şeyler olduğunu sezinliyordu ama çözemiyordu. Bu manzara onu da ürkütmüştü. Bu sorunun yanıtını bir tek ablası verebilirdi.
Cemal, inşaat işçisiydi. Karısını hafta sonları gündelik temizliğe göndermeyecekti ama kızını özel okulda okuttuğu için mecburdu. Zaten bu sene son senesiydi Cananın...
Onun iyi bir tahsil yapıp, hayatını kurtarması tek arzularıydı...
Annesi, derslerine çalışsın diye ona ev işlerini dahi yaptırmıyordu.
Okuldaki arkadaşlarına mahcup olmaması için her istediğini yerine getirmek istiyorlardı.
Vakit, bir hayli geç olmuştu. Evdeki sessizlik sürüyordu. Hüsnü yarı uykulu bir halde, Anne, ablam gelmeyecek mi? dedi.
Nasıl yanıt vermeliydi? Ağlamaktan yorgun düşmüş gözlerle Hüsnüye baktı, sustu Hatice...
Hüsnü, bir daha sordu. Cemal, oğlunu kucağına alarak, Gelmeyecek dedi...
Bir şey mi oldu ablama? Öldü mü? diyen Hüsnüye yanıt, Sen şimdi yat, sabah konuşuruz oldu.
Vakit gece yarısını geçmişti. Hüsnü odasına giderken, Cemal, kızının bıraktığı mektubu bir daha okumaya başladı.
Gözyaşlarını tutamıyordu. Cananın yüksek tahsil yapıp, bu çileli hayattan kurtulmasını çok istiyorlardı. Sülalenin tek okuyan kızı olacaktı. Herkes ona Helal olsun Cemale, kızını okuttu, büyük insan yaptı diyecekti...
Ama, kızı ne yapmıştı? Okulunu bitirmeden, inşaatta birlikte çalıştığı biriyle kaçmıştı. Evleneceklerdi...
Cemal, bir eliyle gözyaşlarını silerken, diğeriyle Haticeyi kendine çekti.
Yemedik yedirdik, giymedik giydirdik. O ders çalışsın diye evde çıt çıkarmadık. İçimiz ağladı, ona güldük dedi...Hata bizde hanım, sevgi arsızı yaptık onu. Daha fazlasını bulacağını sandı ve gitti. Demek ki her şeyin fazlası zararmış...
* * *
Bugününüz dünden daha iyi olsun. Mutlu ve sağlıklı günler dileğiyle...