İnsanoğlu böyledir...
Melekliği olduğu gibi...
Şeytanlığı da içinde barındırır...
Hatta...
Öyle şeyler yapar ki...
Dile gelse şeytan...
Bu benim bile aklıma gelmezdi deyiverir!
***
Yakaladığı yayın balıklarının ağzına ip geçirip, nehre salan...
Ya da çeltik tarlasının su birikintileri içine sazanları atan...
Balıkçılar, şeytana pabucunu ters giydiren cinsten...
Sadece balıkçı mı?
Hayatın her safhasında...
Aklı fikri sadece şeytanca işlere çalışanlar çıkıverir karşımıza...
Ama çekirge misali...
Şeytanlıkları bir, iki, üç derken...
Bir yerde duvara çarpıverir!
***
Genelde şeytanlıklar...
Çok kazanma hırsının sonucudur...
Hak edilmemiş başarıya konma çabası...
Emek hırsızlığına yönelip...
Cinlik yapmaya çalışmaktır...
Hele bazıları vardır...
Cin olmadan adam çarpmaya kalkışır!
Zaten şeytan dediğin şey...
İnsanın dışında değil...
Beynin içinde yer alır!
***
Hayatın her yerinde vardır bunlar...
Siyasette, ticarette, bürokraside, medyada...
O beyinlerini...
Üretime, paylaşmaya, iyiliğe, güzelliğe yorsalar...
Emin olun...
Herkesten daha başarılı olup...
Daha çok sevilirler...
Ama huy olmuştur...
Akrebin, ırmağın ortasında kurbağayı sokmasına neden olan tabiat...
Bunlarda da oluşmuştur!
Ne diyelim...
İnsan ne yaparsa yapsın...
Ancak kendisine eder...
Keser döner, sap döner...
O şeytancıkların da planı bir gün ters döner...
Tıpkı...
Uyanık balıkçıların şeytani avının...
Ortaya çıktığı gibi...
O planlar da gün olur ters teper!