Şiddet Sarmalı

Abone Ol

Sizlere şiddet sarmalını şu şekilde izah etmek isterim. Eğer, bir yerde bütün insanlar normal düzeyde konuşarak anlaşıyorlar ise, orada yüksek volümde bir ses ortaya çıkmayacaktır. Yalnız, yüksek sesle konuşma ortaya çıkacak olur ise, buradaki ses volümünün giderek arttığını ve anlaşmanın giderek zorlaştığını izlemişsinizdir. Şu anda, ülkemiz bu durumu yaşamaktadır. Açıkça ifade etmek gerekir ise, eskilerin ifade ettiği gibi 'insanın tavuk kadar hükmü yok' durumu ortaya çıkmaktadır. Flört eden gençler, nişanlılar, evli çiftler, boşanmış çiftler, anne-baba ile çocuklar, dost ve ahbaplar arasındaki ilişkilerde buna rastlamak mümkündür. Bu nasıl bir sinir veya ruh halidir, bunu anlamak mümkün değildir. Ülkemizdeki tutukevlerinin durumu ortadadır. Mevcut olan kapasitelerinin iki veya üç misli mahkûm veya tutuklu bulunmaktadır. Buna bir de, gerçek anlamda suçlu olmakla birlikte, adli takip ile serbest bırakılanlar da ilave edilirse, çok endişe verici bir durumu yaşadığımız gerçeği ortadadır.

Bunun yanında bir de terör belası ise, ülkemizdeki en büyük şiddet sarmalı olarak ortaya çıkmaktadır. Ailelerin içindeki şiddet, insanlarımız arasındaki şiddet, terör belasının ortaya koyduğu şiddet, her gün terörün bitmeyen saldırılarından dolayı şehitlerimiz ve ölen insanlarımız yüreklerimizde yaralar açmaktadır. Bir an önce bunların önlenmesinde yarar görüyorum. Bence siyasilerimizin kendi aralarındaki çekişmeleri bir tarafa bırakarak, bu hususlar üzerinde bir konsensüs sağlamaları gerekir. Çünkü benim görebildiğime göre, bu şiddet sarmalı, her gün ileriye doğru gitmektedir. Hastanede görev yapan doktorlar bile emniyette değildir. Aklına her esenin istediğini yapabileceği bir duruma geldik. Bunun için yüksek tahsil yapmak da bu şiddeti önleyemiyor. Adalet dağıtması için, adaletin temsilcisi olan bir avukat, öz annesini nasıl bıçak darbeleri ile öldürebilir? Bir polis eşini nasıl öldürebilir? Bir anne çocuğunu nasıl öldürebilir? Daha neler neler... Öldürüyor, öldürülüyor, öldürülüyor… Trafikte kendisine yol vermeyen şahıs, nasıl öldürülebiliyor? Bunların sebeplerinin mutlaka araştırılması gerekir ve buna göre önlemleri alınmalıdır.

Özellikle, kırsal kesimden büyük şehirlere plansız bir göçün başlamasına paralel olarak bu şiddet sarmalının arttığını görüyoruz. Kırsal kesimde, Türk anane ve geleneklerine göre yetişen nesiller, belirli ölçüler içinde, bulunduğu topluluğun baskısı altında idi. Bir hususu burada zikretmeden geçemeyeceğim bir gerçek de kırsal kesimdeki bu insanların belki de tahsilleri yoktu, ama binlerce yılın birikimi olan irfanları vardı. İşte insanımızı ayakta tutan bu anlayış idi. Şehirlere akın ile bütün bunların hepsini kaybettik. Şimdi herkesin ağzındaki olan, babaya evladın söylediği ' sen ne biliyorsun ki, senin bildiklerin beş para etmez' ifadeleri kol gezmektedir. Baba veya anneye saygı bir tarafa, onların isimleri 'moruklar' dır. Yeni neslin gençlerinin anlayışını yanlış yola sürükleyen, sorumsuz gazete ve televizyon yayınlarıdır. Orada görülenlerin çoğu gerçek değil, sanaldır. Kimse okumuyor, ülkemizin sorunları halı altına süpürülmüş durumdadır. Bir ünlünün isimleri ve çocuklarının doğum tarihi bile bilinirken, en basit ülke sorunları hasıraltı edilmektedir. Kültürümüz, paparazzi, asparagas, magazin kültürü oldu. Uzağa gitmeye gerek yoktur. Gazeteler ve televizyon programlarında bunu açık olarak görebilirsiniz. Fakat her şeyin ailede başladığı gerçeği unutulmamalıdır. Güçlü ailelerin olduğu topluluklardan, güçlü milletler ortaya çıkar. Saygılarımla.