Şiddet tarlasında hasadımız!

Abone Ol

n

n

n Her tarafa şiddet ekiyoruz.

n

n Dünya ve Türkiye şiddet tarlasına dönüşmüş durumdadır.

n

n Sokaklar, evler, okullar, yollar, devlet daireleri, televizyon dizileri, kitle iletişim araçlarının haberleri, Meclis, politikacılar, haber sunan bazı yayın organlarının spikerleri ve daha bilmem kimler ve nereler hepsi şiddet tohumları ekiyor. Söz konusu bu mekanlar birer şiddet tarlası, şahıslar ise şiddet çiftçileri gibi işlev görüyor.

n

n Nereye gidiyor ya da nereye götürülüyoruz?

n

n Din adına şiddet, politika adına şiddet!..

n

n Her ikisi de toplumu esenliğe çıkarması gereken meslekler.

n

n Amaçları toplumu huzura kavuşturmak değil mi?

n

n Bunlar, toplumların bozulmaması için tuz mesabesinde koruyucular.

n

n Tuz bozulmuş ise yapılabilecek ne var?

n

n Toplumun bir kesimi politikacılar, bir kesimi de din adamları tarafın hipnotize edilmiş, birbirlerine vuruşturuluyor.

n

n Politikacılar dünya adına, din adamları da ahiret adına sürüklüyor.

n

n Avrupalılaşıyoruz derken tam da bu işi temelden kavrayarak ‘Ortaçağ’ın kilise- imparatorluk kavgasından başlatıyoruz.

n

n Artık biz Almanya, Fransa ve Amerika’yız.

n

n Bu bir doğum işidir.

n

n Sancısız bir doğum. Yapay sancılarla yaptırılmış doğum sonrasında babalar çocuğu seveyim derken bilmem neyini kopartarak elinde de kalabilir.

n

n Bizim oralarda, “Görmemişin oğlu doğmuş, seveyim derken bilmem neyini kopartmış “ derler.

n

n Her zaman söylüyoruz: Tepelerde konuşanların tabanlarındaki yankılarını hesap edeceklerdir. Bir gün tabandaki yankılar yangına dönüşürse; bu ateş en yüksekte olanları da yakar, kül eder.

n

n Bu memleket bizim, bu insanlar bizim, bu çocuklar bizim. Yaşayacağımız ve öleceğimiz yer burasıdır.

n

n Dinin kendisi selamettir, barıştır, esenliktir. Politika ise sevk ve idaredir. Bunlar birbirlerinin rakibi değil, yardımcılarıdır.

n

n Selam ve sevgi ile…

n

n

n

n

n