Hasan Basri Kurt.
AK Parti Samsun Milletvekili.
Seçimden önce çok konuşmuş.
Şimdi dinleme pozisyonunda.
Herkesi dinleyip her şeyi öğrenecek.
İyi de demezler mi seçim öncesi konuştukların neye dayalı, diye.
Derler.
Çünkü ifade ettiği gibi AK Parti’nin gücü bu olmamalı.
Kendini yenileme de.
Kimse kusura bakmasın.
Sevgili Kurt’un açıklamasından anladığım seçim öncesi politik davrandığı.
Bol keseden attığı.
Hiçbir bilgiye dayalı olmadığı.
Şimdi sıra.
Samsunluyu dinlemek.
Sorunları belirlemek.
Sıralamak.
Ona göre de çare arayışlarında bulunmak.
Oldu mu?
Hem oldu.
Hem de olmadı.
Bir yerden başlamak olan.
Seçim öncesi olmaması, olmayan.
Bu tür alışkanlıkların son bulması gerekir.
2002 yılından bu yana AK Partililerin yaptığı zaten bu.
Hayal üretmek.
Pompalamak.
Toplumun refahına yönelik bir şey göremedik.
Makyajla zaman geçirildi.
İktidar yoluyla hiçbir yatırım yapılmadı.
Diyecekler ki, özel sektöre bırakmıştık o işi.
Özel sektör izlenen politikalarla hep küçülmek zorunda bırakıldı.
Bu durumda o düşüncenizin gerçekleşmesi mümkün olabilir miydi?
Şüphesiz olamazdı.
Zaten olmadı.
Bugün gelinen noktada geçmişin izleri var.
Bu geçmiş, AK Parti ile başlayan ve devam edendir.
Aslına bakılırsa sıkıntı dinlememekte.
Hasan Basri Kurt gördüğüm kadarıyla fark etti.
Dinleme yolunu tercih etti.
Geç de olsa gelişmedir.
Her neyse, bu ülke Hasan Basri Kurt gibi gençlerin dinlemesine ihtiyaç duyuyor.
Şüphesiz sadece dinlemek yeterli değil.
O dinlenenlerin söylediklerini dikkate alarak çözüm bulmak da gerekli.
Kısacası dinlemek güzel.
Çıkan tablodan ürkmemek de.
Ne dersiniz?