ŞİVAN PERVER’E AĞLAMAK!

Abone Ol
n
n
n
n
n 2013’ün modası Şivan Perver’e ağlamaktı. Önce eski AKP’li, eski bakan, daha da eski sosyal demokrat hatta ondan da eski sıkı bir sol eylemci Ertuğrul Günay taşıdı gündeme Şivan Perver’i. “Hakkari dağlarında birlikte halay çekelim” diye tutturdu. Olmadı, başaramadı, sesi, sözü ve kendisi Şivan’a ulaşamadı. Onun yapamadığını Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç yaptı. O ta Avusturyalara gitti Şivan la buluştu, konuştu. Ağladı mı, ağlaştı mı, açıklanmadı ama daveti ciddiye alınmadı. Şivan, “Türkiye beni taşıyamaz” dedi. Ağırlığından mı yoksa başka bir sebebi mi var Türkiye’nin onu taşıyamamasının, o da açıklanmadı. Ama başka bir şey açıklandı, daha doğrusu Şivan açıkladı görüşmeden aylar sonra, Bülent Arınç’a “Sen Kürtsün, Manisa’ya Siirt’ten gitmişin. Adın Kürtçede (ince-uzun) anlamına gelir” demiş. Arınç da “olabilir” demiş. Daha sonra “ne deseydim” demeye getirdi.
n
n
n
n Bir tarihte de Başbakan saymıştı kabinedeki Kürtlerden bazılarını “Bizim Beşir Bey, Mehmet, Zafer falan” diye. O Zafer’in bir yanı Türk bir yanı Kürttü. Türklük güçlüyken Türk yanını öne çıkarırdı. Kürtlük moda olmaya başladığından beri Türklüğünü gizleyip Kürtlüğünü vurguluyor sık sık. Kabinedeki Kürt kökenlilerin hepsi bu kadar değildi ama Sayın Başbakan bu kadarını saymayı yeterli görmüştü. Nüfusa oranları yüzde on civarında ama TBMM’de yüzde otuza yakınlar. Kabinedeki oranları da nüfusa oranlarının çok üstünde; tesadüf mü?
n
n
n
n Bizim iktidar kanadının dün yurtdışında oluşuna çok üzüldüğü bugün de bir günlüğüne Diyarbakır’a gelişine, Kak Mesut’a yoldaşlık edişine ve İbrahim Tatlıses’le düet yapışına(karşılıklı türkü çığırışına) çok sevindiği bu Şivan Perver, yaman bir Kürtçü ve azılı bir Türk düşmanı. Dikkat edin lütfen, Kürt demiyorum, Kürtçü diyorum. Kürt bu milletin bir ferdi, bu devletin bir vatandaşı ve bu vatanın bir sahibi. Kürtçü devletin asisi, milletin haini, Mehmetçiklerin ve bebeklerin katili. Onun için özellikle Kürtçü diye vurguluyorum. Türküleri isyan dolu, türküleri kan kokuyor, türküleri Türke nefret kusuyor.
n
n
n
n “Gurbet sürgünü” diyorlar ama değil, vatan kaçkını. Onu süren filan yok, o gitmiş. Dışarıda hem para var hem de Türke nefret kusmak oradan çok daha kolay. Kendi gitmiş ama ağlaması bizimkilere düşmüş! Hayret!
n
n
n
n Başbakan’ın 2014’ün ilk günü internet sitelerine ilk düşen demeçlerine bakılırsa; bu moda 2014’te hem de katlanarak ve parlatılarak devam edecek gibi gözüküyor. “Diyarbakır da, Sayın Barzani nin, 38 yıldır ülkesinden uzak kalan Şivan Perver in, değerli sanatçımız İbrahim Tatlıses in ve on binlerce Diyarbakırlının bulunduğu tarihi bir buluşmaya şahit olduk. Diyarbakır da da diğer 80 vilayette de insanlar sevinç gözyaşları döktüler” diyor Sayın Erdoğan. Sayın Başbakan’ın “Sayın” dediği Barzani’nin elinde Kuzey Irak Türkmenlerinin kanı var. Tapu ve nüfus dairelerinin yangınından kalma karalar var. Ve geçmişi yok saymayan, hafızası hala canlılığını koruyan herkesin kulağında “Türklere, bir Kürt kedisini bile vermem” ya da “Siz Kerkük’e karışırsanız ben de Diyarbakır’a el atarım” sözleri var.
n
n
n
n Bir zamanlar Başbakan Erdoğan “Oslo’da eşkıyayla görüşüldüğü” iddiası üzerine “ispat etmeyen namerttir, şerefsizdir” diye tepki göstermiş, Bülent Arınç ise “Biz eşkıyayla görüşecek kadar namussuz muyuz” mealinde bir şeyler söylemişti. Şimdi Oslo’yu bir ince siyaset, Diyarbakır’da azılı Türk düşmanlarıyla biraraya gelmeyi “tarihi buluşma” olarak tanımlıyorlar.
n
n
n
n Acaba, cambaza bak misali bütün dikkatlerimizi iki yol arkadaşının sokağa taşmış aile içi kavgasına çevirdiğimiz şu günlerde hangi gizli görüşmeler yapılıyor, hangi anlaşmalara imzalar atılıyor? Ve Güneydoğu’da neler oluyor? Bilen, en azından merak eden var mı?
n
n
n