Samsunun herhangi bir merkez ilçesinde, belediye başkanlığını kazanması muhtemel olan bir partiden meclis üyesi olabilmek için 300 bin lira yardım yapılması gerektiğini duysanız, inanır mısınız?..
Samsunda partilerin ve belediye başkan adaylarının ekonomik durumlarını üç aşağı beş yukarı bilen biri olarak ben buna inanmam!..
Seçimi kazanma ihtimali olan bir belediye başkan adayının dahi böyle bir yardım yapabileceğine ve hatta seçim harcamasının da bu kadar yüksek olabileceğine de inanmam!..
Ancak, sözünü ettiğim yer, Samsun değil de Antalya olunca durum değişiyor...
Turizmin başkenti, dünya şehri Antalyanın taşı toprağı altın...
Mesele; 2-B yani orman vasfını yitirmiş arazi meselesi olunca altın bile teneke durumunda kalıyor...
Özellikle yeni ilçe olan beldelerde turizme açılacak alanlar, iştahı kabartıyor...
Siyaset ve rant iç içe geçince, kaz gelecek yerden tavuk esirgenmiyor yani...
300 bin lira veren, karşılığını da bekliyor...
Antalyadaki bu manzarayı görünce, belediye meclislerinin özellikle imar konularındaki oturumlarının dikkatli izlenmesi gerektiğini daha iyi anladım...
Siyasetteki bu alışverişi önlemenin tek yolu denetim...
Bunun ilk yolu da gazetecilerin ve sivil toplum kuruluşlarının dikkatinden geçiyor...
Devletin malını, yağma Hasanın böreği sananların fırsatçılık yolu da ancak böyle kesilir...
Demokrasinin gelişmesi, siyasetin kirlilikten kurtulmasıyla mümkündür...