Somadan Terme ve Fatsaya

Abone Ol
Maden ocağında yitirdikleri 301 canın acısı henüz dinmeden, şimdi de
zeytin ağaçlarının bir gecede sökülmesinin hüznünü yaşıyor Soma halkı.
Tamı tamına 6 bin zeytin ağacı termik santral uğruna köylülerin
gözyaşlarına, feryadına karşın, yerle bir edildi.
Gözü gibi baktıkları, ekmek parasını çıkardıkları, tek geçim kaynağı
olan zeytin ağaçlarının tam da hasat zamanı sökülmesine, eşkiyalığa
isyan ediyor, Soma nın kadını erkeği, genci, yaşlısı.
Sırf birileri termik santral kursun, parasına para katsın diye o
güzelim, barışın sembolü zeytin ağaçları hunharca katledildi.
Gözü gibi korudukları, her bir ağacın yetişmesine binbir emek harcayan
Somalılar, evladını yitirmişçesine elleri koynunda olanı biteni
izliyor.
Ya Danıştay ın zeytin ağaçlarının sökülmesinden sonra termik santralin
yapılmasına ilişkin verdiği yürütmeyi durdurma kararına ne demeli,
Bu karar neden işverene zamanında tebliğ edilmedi? Yargı çevresi şimdi
bunu tartışıyor.
Karar daha önceden tebliğ edilseydi. üreticiler zeytin hasadının
keyfini yaşayacaktı.
Paradan başka bir şey tanımayan, gözünü aşırı kar hırsı bürümüş vahşi
kapitalizmin en güzel örneğini oluşturan işveren, o kadar feryadı,
direnmeyi, yaşlı ninelerin göz yaşını hiçe sayarak bir gecede devirdi
6 bin zeytin ağacını.
Hem de özel güvenlik elemanlarının yasal yetkisi olmadan yaşlı
erkeklerin, kadınların, gençlerin ellerini arkadan kelepçeleyerek,
hukuk tanımaz tavırla yeşil zeytin ağaçlarını kökünden söküp attılar.
Nedir bu termik santral sevdası?
Türkiye nin her yerinde mantar gibi çoğalıyor doğa, insan düşmanı,
simsiyah bulutları ile tüm canlıyı tehdit eden termik santraller.
Yaşam odaları bulunmayan ocaklarda ilkel koşullarda kazma kürek
sallayan, durmaksızın çalışan yüzlerce emekçi sırf o doğa düşmanı
termik santrallere kömür sağlayabilmek için canlarını yitirdi, geride
gözü yaşlı aileler bırakarak.
Sadece Soma değil, her yerde termik santrallere, HES lere, siyanürle
altın çıkarmaya tepkiler çığ gibi büyüyor.
Soma gibi Terme halkı da ilçeye yapılmak istenen termik santrale karşı
yaz başından bu yana kararlı mücadelesini sürdürüyor, tepkisini
gösteriyor.
Termeliler, Belediye Başkanı Şenol Kul, Terme Çevre Platformu (TERÇEP)
Sözcüsü Zekai Altunpala nın önderliğinde tüm sivil toplum örgütlerinin
katılımı ile direniyor, ilçelerinde termik santral istemiyor.
Fatsa nın Bahçeler Köyü nde siyanürle altın çıkarılmasını istemeyen
köylüler de tüm çevre ilçe halkının desteğiyle Siyanüre hayır
diyor. Tepkilerini Fatsa da düzenledikleri mitingle dile getirirken,
yasal direnişi sürdüreceklerini bildiriyorlar.
Fatsalılar tıpkı Bergama halkı gibi yasal çerçevede siyanürle altın
aranmasına karşı çıkıyor.
Sadece Terme de, Soma da, Fatsa da değil, yurdun çeşitli bölgelerinde
de artık dünyada terkedilen demode santrallere karşı birliktelik,
ortak mücadele oluşmuş durumda.
Yurttaş bilinçlendi, canlı, doğa düşmanı bu tesisleri, siyanürle altın
çıkarılmasını haklı olarak kabullenemiyor.
Terme ve Fatsalılar, kömür santralleri değil, insanı cezbeden
doğasıyla turizm yatırımları bekliyor.
Karadeniz in konuksever halkı Trabzon da geçtiğimiz hafta sonu
Derelerin Kardeşliği Platformu nun önderliğinde, bölgeye yapılmak
istenen termik santrallere, HES lere karşı olduğunugür bir sesle
istemiyoruz
diyerek haykırdı.
Bu santrallere konuksever davranamayacaklarını gösterdi.
Enerji üretiminde kömürle çalışan termik santraller işlevini yitirmeye başladı.
Tüm dünya ülkeleri, fosil yakıt olan kömürün yerine, güneş, rüzgar
enerjisi, doğalgaz ve ABD nin yeni keşfettiği kayagazı gibi
yenilenebilir enerjiyi yeğliyor.
Kömür zengini Almanya bile termik santralleri terk etti. Kömür yerine
yenilenebilir kaynaklara yönelerek enerji üretiyor.
Türkiye nin de kömür yerine, yeteri kadar kullanamadığı rüzgar,
güneş santralleri ve daha temiz olan doğalgaz santralleriyle enerji üretmeye
yönelmesi şart.
Sırf birilerinin zengin olması amacıyla, devlet garantili kömür
santrallerinde ısrar etmenin kaç emekçinin canını aldığını, doğaya
verdiği zararı görmemek için gözlerin kör olması gerekir.