Sonuna kadar destek…

Abone Ol

n

n
n
n
n Ali Kemal Gedikli nin organizasyonunda yapılan dış transferlerde toplam 17 oyuncuya imza attırılmış ve oluşan maliyet maç başları verilecek ücret dâhil toplam; 3,5 milyon liraymış. Aynı haberde; geçen yıl Samsunspor un sadece futbolcu menajerlerine ödediği ücretin ise 5 milyon TL civarında olduğu yazmakta.
n
n Teknik patronundan futbolcusuna Süper Lig de şartlar farklı elbette. Ancak bugünkü tabloyla Yılmaz yönetimini yan yana koymaktan da kendini alamıyor insan. Dahası Samsunspor’un bugünkü ekonomik çıkmazının nedenleri film şeridi gibi geçiveriyor gözlerinin önünden bir bir… Sonrasında yüzünüze bağdaş kurmuş acı bir tebessümle ‘vah Samsunsporum vah’ derken buluveriyorsunuz kendinizi.
n
n Samsunspor’un ekonomik durumu ortada. Peki, bu durumun sorumluları, onlar nerede? Elbette ki işlerinin başında… Belki de dost sohbetlerinde Samsunspor’daki başarılı yöneticilik günlerini dahi yâd ediyorlardır! Muhabbetleri bol olsun…
n
n Bir yanda Samsunspor’u borç sarmalına bohça edenler diğer tarafta kendi esprili tabirleriyle ‘ultra’ emekli maaşlı Emin Kar ve yönetimi. İki resim arasındaki can alıcı fark nedir sizce? Birçoğunu bir çırpıda kolaylıkla alt alta sıralayabiliriz. En önemlisi birileri paralı, diğeri sıradan emekli!
n
n Ancak bu emeklinin bir özelliği var; oldukça gözü kara. Değme işadamının ödeyemeyeceği miktara ulaşmış borçlu bir kulübe başkan olacak kadar üstelik! Tabii bu işin latifesi; nasıl aday olup nasıl seçildiği hepimizce malum…
n
n Paralı yöneticilerin dernekçilik mantığıyla profesyonel bir futbol kulübü yönetmesi, çağın gerçekleriyle ne kadar bağdaşır bu tartışılabilir ama şirketleşen kulüplerin özellikle de Anadolu kulüplerinin durumları da ortada. Şirketleşmek başarıyı birlikte getirmedi. Birçoğu eskisinden çok daha kötü durumda!
n
n Şirketleşmek iyi planlanmaz, doğru zamana denk getirilmez ise; sakıncalı. Paralı yöneticiler ise borç batağında bırakıp gidiyor. ‘Aşağı tükürsen sakal, yukarı tükürsen bıyık’ Parasız olmuyor, para sahipleriyle de olmuyor! Çözümsüz gibi görünse de her problem gibi mutlaka bir çözümü olmalı!
n
n Yazının başındaki rakamlardan yola çıkarak Emin Kar yönetimine; paralı değil parayı doğru yöneten yönetici demek oldukça doğru bir tanımlama olur kanısındayım. Samsunspor’un 1 kuruşunu harcarken hakkını veren yönetimi var. Peki, bizler taraftarlar olarak ne yapıyoruz? Kombineleri tükettik mi? Tribünler hınca hınç dolu mu? Ama şampiyonluğa oynayan bir takım bekliyoruz! ‘Armut piş ağzıma düş’ Taraftar olarak bizler daha kombine biletleri tüketmekte acizsek; yönetim ne yapsın? Kaçımız Samsunspor dergisi abonesiyiz, kaçımız lisanslı ürünler konusunda duyarlıyız?
n
n Taraftar takımına sahip çıkmazsa kent çıkar mı? Taraftar takımına sahip çıkmazsa sivil toplum kuruluşları, bürokrasisi, belediyesi neden çıksın?
n
n Belediyelerin kulüplere desteği yâdsınabilir mi? Veya bürokrasinin veya sivil toplum kuruluşlarının... Onları harekete geçirecek güç ise taraftar. Taraftar ne kadar takımına sahip çıkarsa; bu kuruluşlar da o kadar sahip çıkar. Bizler Samsunspor taraftarı olarak görevimizi yapmalıyız ki dostlarımızın yüzüne bakarken utanmayalım.
n
n İkisi deplasmanda 3 maçtan 5 puan aldı bu takım. Bu tüm olumsuzluklara rağmen iyi giden bir şeyler var demektir. Bu kadar çabanın, bunca emeğin beklediği tek bir şey var; her şart altında sonuna kadar destek. Bizler taraftar olarak en azından tribünleri dolduralım ki şehir silkinip harekete geçsin…
n
n
n
n
n