SURİYE’DEKİ DENGELER

Abone Ol

Makaleme başlamadan önce iki hususu açıklamak isterim: Birincisi burada üzerinde duracağım Suriye kelimesi, “coğrafi Suriye” yi ifade etmek için kullanılmaktadır. Zira Suriye’den bir devlet olarak bahsetmemiz de mümkün olarak görülmemektedir. İkinci olarak üzerinde duracağım kelime “denge” kelimesidir. Elbette bu da birinciye bağlı olarak, birçok dengesizlikleri içinde barındırmaktadır. Her ne kadar, Beşar Esad bu devletin başkanı gibi görülmekle beraber, hangi devletin sorusunu da sormamız gerekmektedir. Şu anda Suriye, fiilen beş parçaya ayrılmış olarak görülmektedir. Bunlardan 1. cisi Beşar Esad rejiminin idaresinde olan topraklardır. 2. IŞİD’in elinde bulunan topraklar ki, bu topraklar, Suriye’nin büyük bir kısmını meydana getirmektedir. 3. Suriyeli Kürtlerin elinde bulunan ve bu topraklarda adı belli olmayan bir idare, PYD’nin işgal ettiği topraklarla birlikte onlarla komşu olarak bulunmaktayız. 4.Suriyeli muhaliflerin yönetimindeki topraklar ve 5. El Nusra’nın elindeki topraklar olarak, Suriye beşe bölünmüş olarak bulunmaktadır. 15 Mart 2011 tarihinde, Suriye’deki BAAS rejimine karşı ayaklanan muhaliflerin savaşı başlatmamaları ile 3 yılı aşkın süredir, Suriye’deki iç savaş devam etmektedir. Suriye ile 935 km olan bir sınırımız bulunmaktadır. Bu sebepten Suriye’deki olumsuzluklar bizi çok fazla etkilemektedir. Açıkça bir hususu ifade etmek gerekir ise, sayısı belli olmamakla birlikte, 2 veya 3 milyon civarında olan Suriyeli mülteci, ülkemizin çeşitli yerlerine dağılmış olarak bulunmaktadır. Bu bakımdan da ülkemizde sosyal, ekonomik ve asayiş bakımından birçok sorunlara neden olmaktadırlar. Ülkemizdeki mali olanakları bu mültecileri barındıracak durumda değildir. Büyük ümitlerle Türkiye’ye gelen bu mülteciler, şimdi de Avrupa yolunu tutmuşlardır. Suriye’deki dengesizlikler ülkemizi derinden etkilemekte ve etkilemeye devam edecektir.
Suriye’de nereden çıktığı ve kimin desteklediği pek belli olmayan IŞİD terörü alabildiğine devam etmekte ve daha uzun süre devam edeceğe benzemektedir. Güney bölgemize Suriye sınırında yer alan Kürtlerin temsilcisi ise PYD’dir. Büyük bir olasılıkla, PKK da dâhil olmak üzere bu terör örgütlerini birinci derecede Almanya ve ABD desteklemektedir. Muhalifleri ise Suudi Arabistan, Katar ve Türkiye desteklemektedir. Öteden beri, Beşar Esad’ı İran desteklemekle birlikte; daha önce el altından destekleyen Rusya, şu anda alenen desteklemektedir. Tank ve diğer savaş gereçlerin veren Rusya, personel olarak da Suriye’yi destekleyeceğini açıklamıştır. Bu sebepten Rusya ile ABD arasında diplomatik sorunlar yaşanmaktadır. Görüldüğü üzere, Suriye her gün biraz daha karışmaktadır. Cuma namazını Şam’da kılmak isteyenlerin nerede olduğunu ve bu sözlerinden dolayı pişmanlık duyup, duymadıklarını bilemiyorum. Birleşmiş Milletler’in verdiği rakamlara göre 220 bin kişi bu savaşta ölmüş ve 4-5 milyon insan yerlerinden yurtlarından olarak, başta Türkiye olmak üzere Avrupa yolunu tutmuşlardır. Büyükler birbiri ile tepişirken, küçüklere olanlar olmaktadır. Tüm bunlar karşısında bir gün mutlaka ilahi adalet tecelli edecektir. Bu savaşa benzin dökerek giden devletler mutlaka, bu zavallı insanlara attıkları bombalardan nasiplerini alacaklardır. Allahım kör, sağır, dilsiz, dinsiz, akılsız olan Ortadoğu’daki ülke liderlerine akıl ve izan nasip et, akılları başlarına gelsin. Kurban Bayramınız mübarek olsun. Kurbanlarımız Allah indinde kabul olsun. Allahım evlatlarımız teröre kurban olmasın. Saygılarımla.