TANINMAK MI TANITILABİLİR OLMAK MI?

Abone Ol

MHP Samsun milletvekili aday listesi belli olduğu an başladı “adaylar
tanınmıyor” söylemi. MHP dışındaki partiler bilerek körüklediler bunu,
MHP’lilerin önemli bir kısmı da buna hiçbir art niyet beslemeden ve
bir art niyet aramadan katıldı. “İlk iki sıra adayımız tanınmıyor,
biz bu tanınmayan adaylarla seçim kazanamayız” söylemi, MHP’lilerin
büyük kısmı tarafından son haftaya kadar dillendirildi.
“Önemli olanın tanınmak değil tanıtılabilir olmak” olduğunu dilim
döndüğünce anlatmaya çalıştım dostlarıma. Hatta kimi zaman tanınmanın
lehte değil aleyhte olduğunu da söyledim. Hala da o görüşteyim.
Tanınmak ancak “iyi” sıfatıyla birarada olduğu sürece avantajdır.
MHP’nin ilk iki sıra adayı, tanınmıyordu ama; “kolay tanıtılabilecek ve
tanıtıldıktan sonra da aynı rahatlıkla kabul edilebilecek” her türlü
özelliklere sahipti. Bu topraklarda doğmuş, bu topraklarda büyümüş
ama kariyerlerini ülkenin başkentinde yapmışlardı. O kariyerler
Bafra’da ya da Havza’da kalarak yapılamayacak bir kariyerdi. Ve yine o
kariyerler, hem ülkenin hem de ülkeyi yönetmek iddiasındaki her
partinin vazgeçemeyeceği kariyerlerdi.
Partililerin belli bir kesiminin daha önceki angajmanları, yine belli
bir kesiminin kendi siyasi hedefleri ve parti üzerinde yapmak
istedikleri operasyonlar gereği, bilinçli olarak “tanınmıyorlar”
gerekçesinin arkasına sığınarak eleştirdikleri adaylar, seçmenden
destek gördü ve ikisi birden TBMM’ye gitmeyi başardı. Elbet bunda
MHP’nin ülke genelinde yükselen oyunun katkısı vardır ama Samsun’un oy
artışı yüzde olarak Türkiye’nin üstünde gerçekleşmiştir. Üstelik de
yeni seçilmiş ve henüz partilileri tanıma ve harekete geçirme imkanına
kavuşamamış bir yerel teşkilat yapısına rağmen.
Rakamlar net, Samsun’da bu seçimin birincisi AKP, ikincisi CHP,
üçüncüsü MHP’dir ama MHP bu seçimin en kazançlısıdır. AKP en fazla oyu
almasına rağmen bir milletvekilliği kaptırmıştır. Oyu hem sayı olarak hem de
oran olarak düşmüştür. Başka bir ifadeyle 3 Kasım 2002’nin muzaffer
partisi AKP’de 2011 seçiminde ortaya çıkan kanama devam etmektedir.
CHP 2011 seçimlerine göre oyunu çok az artırabilmiş, uyanan üçüncü
milletvekilliği hayali gerçekleşememiştir. MHP 2011 seçimlerinde
83.879 olan oyunu 53.662 artışla 137.541’e yükseltirken CHP’nin oyu
15.921 artışla 161.748’den 177.669’a çıkmıştır. AKP’nin bir önceki
genel seçimde 460.928 olan oyu 52.583 kayıpla 408.345’e gerilemiştir.
Oyların dağılımı incelendiğinde ortaya bir başka ilginç durum çıkıyor.
AKP tüm ilçelerde oy kaybederken, MHP tüm ilçelerde oyunu artırmış. CHP
ise 9 ilçede oy artışı sağlarken 8 ilçede oy kaybı yaşamış. MHP oyunu
oran olarak en fazla Havza’da artırmış. MHP’nin Havza’daki oy artış
oranı yüzde 10.83’tür. MHP’de Havza’yı yüzde 9.81 ile Salıpazarı,
yüzde 8.82 ile Vezirköprü izliyor.
Rakamlar çok, sonuçlar daha başka yazılarıma da konu olacak. MHP
üzerinde fazla duruşum “adayın tanınmaması” spekülasyonlarının en
fazla bu parti listesi üzerinde yapılmış olmasındandır. Rakamlar,
tanınmanın değil, kariyer ve özgeçmiş itibariyle “tanıtılabilir” ve
“kabul edilebilir” olmanın daha önemli olduğunu ortaya net bir şekilde
koymuştur.