TAVSİYE TURLARI

Abone Ol

Sayın Ahmet Davutoğlu koalisyon görüşmeleri meyanında, birinci turunu tamamladı. Kapalı kapılar ardında yapılan konuşmaların tam detayları açıklanmamakla birlikte; genel olarak nelerin üzerinde durulduğu açığa çıkmış bulunmaktadır. AK Parti olarak, CHP ile yapılan görüşmelerdeki ilk açıklama, “AK Parti’nin çok iyi karşılandığı ve toplantının samimi bir hava içinde” geçtiği idi. CHP’nin koalisyon için ileri sürdüğü 14 madde üzerinde konuşulmadığı da ortaya çıkmış bulunmaktadır. O zaman bu toplantıda, karşılıklı hatır sormanın dışında bir şeyin konuşulmadığı; herhalde koalisyon için güçlü bir hükümet kurmanın elzem olduğu belirtilmiş olup, üzerinde durulması gerekenlerin gündemde olmadığı ortaya çıkmaktadır. Bunun ötesinde; CHP, Sayın Davutoğlu’na koalisyonu MHP ile kurmasını da tavsiye etmiştir. Dişe dokunan bir şeyin olmadığı, usulen görüşmelerin sonucunun da böyle olması doğaldır.
Sayın Davutoğlu, ikinci görüşmesini MHP ile yapmıştır. Bu görüşme ile MHP’nin seçim sırasında ifade ettiği söylemleri çizgisinde olduğu belirlenmiştir. CHP ile olan görüşmelerde olduğu üzere, MHP’nin kırmızı çizgileri gündeme gelmemiş veya bu hususlar üzerinde durulmamıştır. Bu toplantıdan çıkan sonuç ise, AK Parti’nin CHP ile koalisyon yapma tavsiyesi olmuştur. Kimileri, MHP’nin bu tavrının, ikinci turda daha fazla taviz koparabilme için olduğunu belirtmektedirler. MHP ile olan görüşmeden de tavsiyeden başka bir şey ortaya çıkmamıştır. Elbette, Sayın Davutoğlu’nun tavsiyeye ihtiyacı olmayacaktır.
HDP ile Sayın Davutoğlu’nun yaptığı toplantıda ise, diğerlerinden farklı konuşmalar yapılmıştır. Bu toplantıda, başta çözüm süreci olmak üzere, silahların bırakılması, terör olayları ele alınmıştır. Sonuç olarak, HDP; AK Parti’nin CHP ile koalisyon yapmasını; MHP ile yapılacak koalisyonun savaş koalisyonu olacağını ifade etmişlerdir. Belirli ölçüler içinde CHP ile yapılacak koalisyona destek vereceklerini belirtmiş ve tavsiyelerde bulunulmuştur.
Birinci turda yapılan görüşmelerden çıkan hususları bu şekilde özetlemiş olduk. Öncelikle, AK Parti’yi ele alacak olur isek; Sayın Davutoğlu görevlendirmenin gereğini yapan birisi olarak ortaya çıkmaktadır. Eğer bu anlayış hakim olmasaydı, koalisyon için ortaya çıkabilecek durumların neler olabileceği üzerinde durulurdu. Her üç toplantıdan sonraki durum, öncesinden farklı olmamıştır. Partiler seçim sırasında, yapacaklarını bir bir sıralamışlar ve en önemlisi de hükümete, ülkeyi idare etmeye talip olmamışlardır. Şimdi hepsi, aman benim elimde kalır da patlar diye ödleri kopmaktadır. Her şey seçim stratejisi, seçimde daha fazla oyma üzerine kurulmamalıdır. Bu tutumları bakımında CHP, MHP ve HDP, öngörülen erken seçim için AK Parti’nin emeğine yağ sürmektedirler. Burada AK Parti’nin davranışları ile ilgili durum üzerinde de durmak gerekir. AK Parti, iktidarda olduğu 13 yıllık süreç içinde, Sayın Erdoğan’ın idaresinde, koalisyon gibi olaylarla karşılaşmamıştır. Bu bakımdan, hükümet idaresinde, bir ortağın olması, AK Parti’ye çok ters gelmekte ve seçimin ertesi gününden itibaren AK Parti erken seçim alternatifini elinde tutmaktadır. Sayın Davutoğlu’nun görevlendirilmesi ve yapılan koalisyon turları ben yaptım, ama olmadı yönündedir. AK Parti’nin dışındaki partiler bu tutumları ile AK Parti’ye inisiyatifi kaptırma durumunda bulunmaktadır. Elbette, erken seçimle birlikte durum ne olur, onu da Allah bilir. Doğrular söylense de partilerin kulaklarının duymadığı gerçeği ortadadır. Saygılarımla.