Öyle bir illet ki, gençlerin yakasını bir türlü bırakmıyor. Gençlerde
alışkanlık yapan bu illet, genelde ölümle sonuçlanıyor.
Neredeyse her gün medyada bu illetten yaşamlarını yitiren gençlerin
haberlerini büyük bir üzüntü ile okuyor, duyuyoruz.
Türkiye, son aylarda diğer adı sentetik uyuşturucu olan Bonzai
belası ile mücadele ediyor. Ne var ki yoğun mücadeleye karşın, bu
belaya bulaşan, alışan gençlerin sayısı giderek artıyor.
Bonzai adı verilen sentetik uyuşturucunun son dönemde ülkemizde
yaygınlaşmasının arkasındaki en önemli nedenlerden biri de başta
Diyarbakır ın Lice İlçesi olmak üzere bölgede ve diğer yerlerdeki
esrar tarlalarına yapılan baskınlar.
Bu operasyonlarda sağlanan başarı ile birlikte uyuşturucu baronları
esrar temin edemez, büyük illere esrar gönderemez duruma geldi.
Esrardan gelen geliri büyük oranda düşen uyuşturucu tacirleri, bu kez
de sentetik esrar denilen bonzaiye yönelerek, yine gençleri
zehirlemeye devam ediyor.
Bonzainin zehir tacirleri tarafından tıpkı esrar gibi tamamen
zararsız ve bitkisel sigara karışımı gibi satılması, özellikle
gençler arasında yaygınlaşmasına yol açıyor.
Gençler de bilinçsizce, arkadaş ve çevrenin etkisi, onlara öykünme
isteğiyle zehir tacirlerinin ağına düşüyor, sonra da bu kötü
alışkanlığın bedelini canlarıyla ödüyor.
Çok ucuz olmasından ötürü kolaylıkla ulaşılan bu illet, okulların
önünde bile satılabiliyor, öğrenciler bağımlı hale getiriliyor.
Büyükşehirler başta olmak üzere, birçok ilde son yıllarda ele
geçirilen esrar sayısında azalma olmasına karşılık, bonzai miktarında
ciddi bir artış var.
Genelde yurtdışında üretilen, kısa sürede Türkiye yi, özellikle de
gençleri acımasız pençesine alan bu illete karşı, ivedilikle topyekün
bir mücadele başlatmanın gerekliliği açıkça görülüyor.
Bonzai belasına, zehir tacirlerinin tuzağına karşı gençler, aileler
çok duyarlı olmalı.
Aileler, özellikle anne ve babalar çocuklarına sevecen yaklaşmalı,
sorunlarına ortak olmalı, onları çözümü uyuşturucu da arayacak konuma
getirmemeli, arkadaş çevrelerine çok dikkat etmeli.
Toplumsal bir sorun haline gelen, her gün bir can alan bonzaiye,
uyuşturucuya karşı cezai yaptırımlar ibretlik olacak şekilde
genişletilmeli.
30 Haziran da yürürlüğe giren Torba Yasa da yer alan bir madde ile
başta bonzai olmak üzere uyuşturucu kullananlara verilen 2 yıl hapis
cezası, 5 yıla çıkarıldı.
Ne var ki, hapis cezasının artırılmasıyla birlikte bu cezaların infazı
ve erteleme prosedürü de değişti.
Uyuşturucu kullananlar için dava açılması herhangi bir şart
aranmaksızın 5 yıl erteleme kapsamına alındı.
Yani uyuşturucu kullananlar yakalandığında dava açılmıyor, soruşturma
5 yıl erteleniyor. Eğer kişi 5 yıl içinde tekrar uyuşturucu kullanırsa
dava açılabilecek. Bu düzenlemenin medyada içiciyim diyen yakayı
sıyırıyor başlıklı haberle eleştirildiğini de belirtelim.
Sahi, uyuşturucunun, bonzainin bu denli yaygınlaştığı günümüzde,
kullanıcılara caydırıcı cezai yaptırımlar mı yoksa psikolojik tedavi
mi uygulanmalı? Yorum sizin.
Şurası bir gerçek ki, uyuşturucuya karşı toplum olarak dur
denilmeli, hapis cezaları da dahil her türlü yaptırımlar uygulanmalı.
Çünkü tehlike giderek artıyor, gençlik uyuşturucu batağına
sürükleniyor, canlar gidiyor.