Eğer tabanın ittifakıyla yapılıyorsa tek adaylı seçim, muhteşem bir birlik ve beraberlik timsalidir; alkışlamak gerekir, alkışlarım da. Ama tepeden inme ve tabana rağmen ve üstelik de tabanın tercihlerinin tam tersine yapılıyorsa, bir demokrasi cinayetidir; karşı çıkılması gerekir, çıkarım da.
Ne demektir tepeden dayatılan tek adaylı seçim? Söyleyeyim: Öncelikle, Ben parti tabanına, o tabanın arasından seçilmiş delegelere, o delegeleri seçen teşkilat yapısına güvenmiyorum demektir. İkinci olarak da ben tabana dayanan, tabanı temsil eden güçlü aday yerine kaderi bana bağlı olan ve sadece ve sadece beni temsil eden -biraz kaba olacak ama- bir bende istiyorum demektir.
Bu, sadece, bir muti, bir bendearama gayreti de değildir; aynı zamanda teşkilat mensuplarına, delegelere ve partililere de hakarettir. Onların aklına, iradesine ve hatta ahlakına güven duyulmamasının üstü kapalı dile getirilmesidir. Sen oy kullanabilirsin ama istediğini seçemezsin, kimi seçeceğini sana ben söylerim ve sen ancak onu seçebilirsin demektir. Kısacası, parti ve hatta daha dar anlamda ama daha doğru bir ifadeyle lider oligarşisidir.
Üye kayıtları ve delege seçimleri çok sağlıklı ve hatta dürüst mü? diye sorabilirsiniz ve ne yazık ki size sağlıklı ve dürüsttür diye cevap veremem. O partiye asla üye olmaması gerektiği halde üye yapılanlar yanında partiye mutlaka üye yapılmaları gerektiği halde yapılmayanlar… Masa başı tezgahlarıyla delege yazılan baldızlar, bacanaklar, hısım akrabalar, eş dostlar… Yani naylon delegeler, yani kurşun askerler… Yani oyu, oyundan ötesi aklı ve ahlakı ipotekliler… Bunlar yok mu? Varlar, hem de sürülerine bereket ve hem de maalesef her partideler.
Üye kayıtları ve delege seçimlerindeki usulsüzlükler başkadır, onları bahane ederek demokrasinin köküne kibrit suyu dökecek tek aday dayatması başkadır. Birisini düzeltmek ne kadar ahlaki ve hukuki bir görevse; ikincisini engellemek de o kadar demokratik bir sorumluluktur. Ne yazık ki partilerimiz yapmaları gerekeni değil de yapılmaması gerekeni yapıyorlar. Sahtekarlıkları önlemek yerine demokratik yarışı engelliyorlar.Dayatmayla seçilecek aday kim olursa olsun başkan sıfatını kazanabilir ama gerçek anlamda başkan olamaz. O olsa olsa genel merkezin başkanı ya da daha kaba tabiriyle genel merkezin adamı olur. Ne genel merkezler bir adaya böyle bir haksız damganın vurulmasına zemin hazırlamalı ne de herhangi bir aday böyle bir sıfatı taşımanın yüküne talip olmalı. İsteyen ve yasal engeli olmayan herkesin katıldığı bir yarıştan yüz akıyla çıkabilmek ve ondan sonra geçmişin üstüne rekabet anlamında bir sünger çekerek herkesi kucaklayabilen bir başkanlık, işte o gerçekten muhteşemdir.
İnşallah demokrasimiz bir gün sistemin tepeden kurgulandığı ve dar bir kadronun kendi kendini seçip seçtirdiği göstermelik demokrasiden gerçek anlamda demokrasiye dönüşür. Göreceğimi sanmıyorum ama gerçekleşmesi için dua etmeye devam edeceğim.