TEK ÇÖZÜM: SEVMEK

Abone Ol

Konuşan insan gücü temsil ediyordu, daha doğrusu elinde tutuyordu ama güçten ve gücün doğal uzantısı olan cezadan ve cezalandırmadan değil sevgiden söz ediyordu. Sonra o indi kürsüden daha fazla yetkiyle donanmış bir başkası çıktı kürsüye ve o da sevgiden bahsetti.
Yetkisinin farkında olan ama çözümü cezanın değil de sevginin gücünde bulan ilk konuşmacı Samsun Emniyet Müdürü Hulusi Çelik, ikinci konuşmacı ise Samsun Valisi Hüseyin Aksoydu. Çağdışı korkutan güç yerine seven ve sevdiren devlet anlayışı ve devlet adamlığı tavrı.
Sevgiyi insan davranışlarının merkezine yerleştiren ve olmazsa olmazı ilan eden bu anlayış Trafik Haftası dolayıyla dün düzenlenen bir toplantıda dile getirildi. Kelimeler neydi, ardı ardına nasıl dizildi, üzerinde durmayacağım, sıralama hiç önemli değil. Önemli olan hoşgörü ve sevgi odaklı bu anlayışın bu kentin en yetkili iki mülki amiri tarafından dile getirilmesi.
Sevgiden bahsederken doğal olarak sadece devletin vatandaşını sevmesini anlamamak gerekir. En az onun kadar ve hatta ondan da önemli olan vatandaşın vatandaşı sevmesi. Vatandaşın vatandaşa hiddetle değil sevgiyle ve hoşgörüyle bakabilmesi. En basiti, karşısındakine yol vermeyi bir yiğitlik zaafı olarak algılamak yerine bir sevgi ve bir asalet gereği olarak benimseyebilmek.
Biz birbirimizi yeterince seviyor muyuz? Hatta bırakın birbirimizi, sürücü korluğuna oturduğumuzda yaptıklarımızı düşünürsek, en yakınlarımızdakileri bile yeterince sevdiğimizi söyleyebilir miyiz? Her kural ihlalimizin ya da bir başka sürücüye kızarak her zıvanadan çıkışımızın öncelikle aracımızdaki insanları, eşimizi, çocuğumuzu, kardeşimizi ya da arkadaşımızı tehlikeye attığını bilmiyor muyuz?
Unutulmasın ki, her kural gibi trafik kuralları da insanlar için konmuştur ve insanı sevmenin yolu insanlar için konmuş kurallara uymaktan geçer.