Türk Toraks Derneği Başkanı Prof.Dr. Arzu Yorgancıoğlu, hava kirliliğini “sessiz katil” olarak nitelendirmiş.
Hava kirliliğinin solunan havayla akciğerlere ulaşıp vücudu ele geçirdiğini, yavaş yavaş hasta edip sakat bıraktığını, hatta öldürdüğünü belirten Yorgancıoğlu, Türkiye’de yılda 29 bin kişinin hava kirliliğinden ötürü yaşamını yitirdiğini açıklamış.
Yorgancıoğlu, hava kirliliği ve buna bağlı ölümlerin çoğunluğunun kömürle elektrik üreten termik santrallerden kaynaklandığına dikkat çekmiş.
Termik santrallerin sadece bulundukları bölgeye zarar vermekle kalmadığını vurgulayan Arzu Yorgancıoğlu, santrallerden çıkan zararlı partikülün yüzlerce kilometre uzağa giderek oraları da etkilediğini kaydetmiş.
Kısaca Arzu Yorgancıoğlu, termik santrallerin insan sağlığını tehdit eden, yaşamı bitiren birer “sessiz katil” olduğunu bir kez daha ifade etmiş.
Aslında Yorgancıoğlu, Terme’nin, Samsun’un , Ordu’nun hatta Karadeniz’in karşı karşıya bulunduğu tehlikeye işaret etmiş.
Yorgancıoğlu’nun açıklamalarını okuyunca; Terme halkının aylardır sürdürdüğü termik santral karşıtı eylemleri anımsadım.
Termelilerin ilçeye kurulması öngörülen termik santral veya santrallere niye karşı çıktığını Prof.Dr. Yorgancıoğlu’nun açıklamaları çok güzel ifade ediyor.
Ne var ki Terme halkının haklı dik duruşu; kimilerince ideolojik bulunmuş, yeterli destek görmemişti.
Oysa kaygılar, kapıda bekleyen tehlike sadece Terme için söz konusu değildi.
Bu sinsi tehlike , “sessiz katil” tüm bölgenin ortak sorunu.
Tehlikenin varlığı, insana karşı olan acımasızlığı Türk Toroks Derneği Başkanı Yorgancıoğlu tarafından bir kez daha teyit edilmiş oldu.
Eğer tüm uyarılara, eylemlere karşın termik santral kurulursa bu Terme’nin “sessiz katili” olacak.
Yıllardır termik santrallerin ölümcül olduğu, anne karnındaki çocukta otizm tehlikesi oluşturduğu, akciğer kanserine yol açtığı dile getirilmesine karşın, santral sevdasından bir türlü vazgeçilmedi.
Bırakın bu sevdadan vazgeçmeyi, termik santral iştahı kabararak artıyor.
Türk Toraks Derneği yetkilileri yurdun çeşitli bölgelerine 80 termik santral kurulmasının planladığını belirtiyor.
İşte bu yeni 80 santral sevdasında, bir veya daha fazlası da Terme için öngörülüyor.
Termeliler de bu sevdayı, iştahı kesebilmek için aylardır seslerini duyurmaya çalışıyor.
Yaydığı hava kirliliğinden ötürü yılda 29 bin insanının canına malolduğu, doğaya ve diğer canlıların yaşamına kast ettiği bilim insanları tarafından bir kez daha kanıtlanırken; yeni santral ısrarını anlamak çok zor.
Kömürün yaydığı kirli hava; akciğer kanseri , KOAH, astım, akciğerde sertleşme, bronşit, sık solunum yolu enfeksiyonları, kalp krizi yetmezliği, ritm bozukluğu, inme, alzhemier, gebelik diyabet gibi hastalıklara neden olurken termik santral inadı ve sevdası neden?
Tıpkı Termeliler gibi, diğer bölgelerdeki insanlar da tepki gösteriyor, protesto ediyor, bilim insanları her geçen gün artan tehlikeye dikkat çekiyor, ama termik santral iştahı giderek artıyor.
Mevcut santrallerin devre dışı bırakılması gerekirken, yeni 80 santral kurulması planlanıyor.
Pes doğrusu.