TIPIŞ TIPIŞ PKK ŞEHİTLİĞİ Mİ?

Abone Ol
Öyle bir imaj yaratılıyor ki, çözüm sürecine karşı olduğunu söyleyen şehit yakınları ve diğer vatandaşlar bu ülkede kan aksın, şehit cenazesi gelsin, analar ağlasın…Doğrusu bu müthiş bir yalan ve müthiş bir propaganda. Oysa ki hiçbir şehit yakını ne bu ülkede kan aksın ne de bu ülkede analar ağlasın istiyor .Çözüm sürecini başlatanlar da bunu biliyor ama öyle bir propaganda yapıyorlar ki çözüm sürecine bu şekliyle karşıyım diyene niye karşısın denmiyor da sert ifadelerle “kardeşim yine şehit mi gelsin istiyorsun” diyorlar ve insanları acımasızca susturuyorlar.

Sonradan değil ezelden beri bu ülkenin bir vatandaşı ve bir şehidin yakını olarak, açık ve net ifadelerle söylemek istiyorum ki eğer başlatılan çözüm süreci kardeşlik masalı adı altında PKK terör örgütünün dayattığı talepleri meşrulaştırmak ve yasal güvenceye bağlamaksa; biz buna karşıyız. Bu taleplerin birçoğu şehitlerimizin kemiklerini sızlatan ve bu ülkeyi eninde sonunda bölmeye yönelik taleplerdir. Kimse bu ülkede ayrımcılık ve kan istemiyor. Ama bu ülkeyi bölmeye çalışanlar, her fırsatta tehdit etmeyi sürdürüyor. Böyle bir çözüm olur mu? Eğer başlatılan çözüm süreci; bu ülkede PKK şehitliği kurduracak kadar ileri gidecekse, biz şehit yakınları bu sürecin hiçbir yerinde yokuz. Bundan daha doğal bir tepki olabilir mi? Bu tepki haksız bir tepki değildir. Bu ülkede sapla samanı karıştırarak ,çözüm üretmek mümkün değildir. Böyle bir çözüm mimarlarının elinde patlar, acısını ise bütün ülke çeker. Bile bile lades demek intihardır, ülkeyi bölücü unsurlara terk etmedir. Buna hiç kimsenin hakkı yok. Ramazan Bayramı nda Sözcü Gazetesi nin manşetten verdiği fotoğraflı bir haber vardı. O haber ne İçişleri Bakanlığı ne de Şırnak Valiliği tarafından yalanlanmadı. Demek ki haber doğru idi. Zaten böyle bir haberin teyit edilmeden verilmesi imkansızdı. Bunun ülkem adına yalan haber olmasını gerçekten çok isterdim. O haber sanırım sadece şehit yakınlarını değil, duyarlı tüm vatandaşlarımızı üzmüştür. O habere tepkisizliğimiz, maalesef içimizi acıtmaya devam ediyor. Sanki olması gereken bu der gibi sessizliğimiz, çözüm sürecinin meyvesi işte bu dedirtiyor. Açıkça sormak istiyorum Cumhuriyet savcılarımızın ve emniyet güçlerinin bu konuda eli kolu bağlı mı ki neden PKK şehitliğine müsaade ediliyor? Bu ülkenin bir vatandaşı ve bir şehit yakını olarak bunu soruyorum. O haberi hep birlikte hatırlayalım. O haberde PKK’nın Şırnak’ın Beytüşşebap İlçesi Kato dağı eteğinde sözde şehitlik kurduğunu anlatıyordu. Haber fotoğraflı olarak “PKK Şehitlik Açtı” başlığı altında verilmişti. Şırnak Kato dağındaki sözde şehitliğin girişinde Apo’nun posteri asılmış PKK’nın sözde bayrağı dalgalandırılmıştı. Bir şehit yakını o haberi okuyunca ne düşünür? O şehit yakını sormaz mı şehit kim? Terör yandaşlarına şehitlik kurduran kim? Elbette soruyorum bu işler bu kadar basit mi? Açılım masalının bir ayağı da bunlara izin vermek mi? Bize bu ağır soruları sorduranların bunları nasıl hazmettiğini anlamakta zorlanıyorum. Bu ülke teröristlere bu kadar kolay terk edilecek bir ülke mi? Bu vatanın hangi bedeller ödenerek kurtulduğunu unutmayalım.

Terörle mücadelede binlerce şehit vermiş bir ülkenin kendi toprakları üzerinde terörist şehitliği kurmak; haddi aşmak değil midir? Tıpış tıpış sözde PKK şehitliği içimize sindirebileceğimiz ve vicdanların kabul edebileceği bir durum değildir. Çözüm sürecinin bu tür şımarıklıkları asla kabul edilemez ve desteklenemez. Çözüme giden yol terörist şehitliklerinde değildir. İşte bu yüzden bu ülkede böyle bir çözüm sürecine karşıyız. Böyle bir çözüm arayışı her zaman anaları ağlatır. Bu ülkenin anaları hiçbir şekilde ağlamayı hak etmiyor.