Türk vatandaşıyla evlenen yabancıların büyük bölümü, evliliğin oturma iznini otomatik olarak sağladığını zannediyor. Oysa bu yaygın yanlış inanç, her yıl binlerce kişiyi mağdur ediyor. Yabancılar hukuku uzmanları, 60 günlük hak düşürücü süre başta olmak üzere kritik noktalarda yabancı uyrukluları uyarıyor.
Türk Vatandaşıyla Evlilik Oturma İzni Vermez Peki Ne Verir?
Göç İdaresi verilerine göre aile ikamet izni başvurularında ret oranları son yıllarda belirgin biçimde artıyor. Bunun arkasında yatan en büyük neden başvuranların süreci yanlış anlaması. 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu (YUKK) uyarınca evlilik, yabancıya yalnızca başvuru hakkı tanıyor; oturma iznini otomatik olarak sağlamıyor.
Aile ikamet izninin verilebilmesi için evliliğin resmî nikâha dayanması, destekleyici Türk eşin yeterli geliri belgeleyebilmesi, ailenin uygun konut şartlarını karşılaması ve yabancı eş hakkında herhangi bir giriş yasağı ya da sınır dışı kararı bulunmaması gerekiyor. Dini nikâh hiçbir koşulda geçerli sayılmıyor; Göç İdaresi yalnızca resmî nikâhı esas alıyor. Yurt dışında kıyılan evliliklerde ise apostil şerhi ve yeminli tercümanla yapılmış noter onaylı Türkçe çeviri zorunlu tutuluyor.
Muvazaalı Evlilik Şüphesi: Göç İdaresi Her Çifti Sorguluyor
Uygulamada en sık karşılaşılan sorunlardan biri muvazaalı evlilik incelemesi. Randevu günü her iki eş ayrı ayrı sorguya çekiliyor. Evlilik yıldönümü, eşin annesinin adı, birlikte geçirilen ilk tatil, günlük rutinler gibi ayrıntılara verilen çelişkili yanıtlar başvurunun reddedilmesi için yeterli gerekçe sayılıyor.
Özellikle İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyükşehirlerde mülakat ve ek belge talebi ihtimali çok daha yüksek. Ortak banka hareketleri, aynı adrese ait faturalar, birlikte çekilmiş fotoğraflar ve yazışmalar; evlilik birliğinin gerçekliğini somutlaştıran ve dosyayı güçlendiren belgeler arasında yer alıyor.
Ret Kararı Aldıysanız: 60 Günlük Süreyi Kaçırmayın
İkamet izni reddi alan yabancılar için süreç, kararın tebliğ edildiği anda başlıyor. Tebliğden itibaren 60 gün içinde idare mahkemesinde iptal davası açılmazsa ret kararı kesinleşiyor ve aynı amaçla altı ay boyunca yeniden başvuru yapılamıyor. Av. Aksoy'un DCA Hukuk'ta bu konuya ilişkin yayımladığı -Türk vatandaşıyla evli yabancıların ikamet izni rehberine buradan ulaşabilirsiniz-. https://www.dcahukuk.com/turk-vatandasi-ile-evli-yabancilarin-oturma-izni/
Hukuk çevrelerinin dikkat çektiği 3 kritik adım şöyle özetleniyor:
1. Ret gerekçesi stratejiyi belirliyor
Eksik belge, gelir yetersizliği ve muvazaalı evlilik şüphesi birbirinden farklı hukuki süreçler gerektiriyor. Yapısal bir ret gerekçesi söz konusuysa idari itiraz yetersiz kalabiliyor; doğrudan mahkeme yoluna gidilmesi gerekiyor. -İkamet izni reddi itirazı süreci-https://www.dcahukuk.com/yabancilar-hukuku/ikamet-izni-reddi-itirazi/ hakkında detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.
2. Yürütmenin durdurulması hayati önem taşıyor
İptal davası yürütmenin durdurulması talebiyle birlikte açıldığında, mahkeme kararına kadar sınır dışı işlemi uygulanamıyor. Bu adım atılmadan açılan davalarda karar beklenmeksizin sınır dışı riski devam ediyor.
3. Tahdit kodu varsa önce bu çözülmeli
Geçmişte deport, vize ihlali veya tahdit kodu bulunan yabancılarda ikamet başvurusundan önce -deport kaldırma işlemlerinin-https://www.dcahukuk.com/yabancilar-hukuku/deport-kaldirma/ tamamlanması gerekiyor. Aksi hâlde başvuru sonuçlanmadan dosya düşebiliyor.
Boşanma ve Vefat: Oturma İzni Ne Olur?
Evlilik sona erdiğinde oturma izni otomatik olarak iptal edilmiyor; ancak statünün ivedilikle yeniden düzenlenmesi gerekiyor. Evlilik en az üç yıl sürdüyse yabancı eş, boşanma sonrasında kısa dönem ikamet iznine geçiş hakkını kullanabiliyor. Türk eşin vefatı hâlinde ise herhangi bir süre şartı aranmıyor.
Aile içi şiddet mağdurları özelinde önemli bir düzenleme de dikkat çekiyor: Mahkeme kararıyla aile içi şiddetin ispatlanması hâlinde üç yıllık süre şartı tamamen ortadan kalkıyor. Boşanma kararı kesinleşmeden Göç İdaresi'ne başvurmak ise statü kaybını önlemenin en güvenli yolu olarak öne çıkıyor.
Çalışma İzni Ayrı Bir Süreç
Aile ikamet izni, Türkiye'de çalışma hakkı vermiyor. En az bir yıl aile ikamet izniyle kalan yabancı eş ayrıca çalışma izni başvurusu yapabiliyor. Üç yıl kesintisiz evlilik hâlinde ise süresiz çalışma iznine hak kazanılıyor. Bu iki sürecin birbirinden bağımsız yürütülmesi gerekiyor; aile ikamet izninin otomatik olarak çalışma hakkı doğurduğu yanılgısı ciddi hak kayıplarına yol açabiliyor.
Randevu tarihlerinin büyükşehirlerde haftalar öncesine verildiği göz önüne alındığında, ikamet süresi dolmak üzere olan yabancıların en az iki-üç ay öncesinden harekete geçmesi kritik önem taşıyor.