Üstü Mekke, Altı Paris
Bu sütunu takip eden sayın okuyucularımız bilirler ki, sürekli olarak Müslümanın kimliğinden ve meşruiyet zemininden söz ederiz.
İslam dini kılık- kıyafete önem verir. Kadınlar için olduğu kadar erkekler için de bu konuda bazı düzenlemeler getirmiştir. Söz konusu kılık –kıyafet düzenlemesi çerçevesinde olmazsa olmazlar da getirilmiştir.
Özelde kadınlar olmak üzere genelde Müslümanların kimlik sorunları vardır ve bunu da bazen kıyafetlerine yansıtmaktadırlar.
Yazımızın başlığına göre konuyu irdelersek; bu noktada genç Müslüman kadınların daha büyük sorunlar yaşadıklarına tanık olmaktayız.
Bakımlı olma ya da olmama sendromuna yakalanmış tesettürlü ve de biraz mürekkep yalamış bazı Müslüman hanımların üst kısmını eşarp ya da şalla kapattığı kafatasının ön cephesini boyayarak sarmalayıp sakladığı, alt kısmını ise dar kot ya da kumaş pantolonla özel bir imaj sergilemeye çalışmalarını İNSANLAR ANLAYAMIYOR. Burada ciddi bir kimlik ve meşruiyet sıkıntısı vardır. Daha doğrusu bir bunalım vardır.
Hiç kimse bunu İslam adına savunamaz. Ve tesettür iddiasındaki bayanlarımız da bunu savunamaz. En azından bu yapılan şeyin İslam adına yapılamayacağının bilinmesi gerekir diye düşünüyoruz. Amacımız, bu insanların kılık-kıyafetine müdahale etmek değildir. Türkiye bu noktada rahat ve güvenilir bir ülkedir. Herkes ,nayasal güvence altındadır.
Değil üstü Mekke, altı Paris olanlara müdahale , çıplak gezenlere de müdahale etmiyoruz. Ancak çöp ile samanın birbirine de karışmasını istemiyoruz. Yapılanların Paris adına yapıldığı ifade edilsin, ancak İslam adına yapıldığı söylenmesin. Tesettürün bu olmadığı bilinmelidir.
Aksi halde örtünmek isteyen bayanlarımız yanıltılmakta ve kötü örnek olunmaktadır.
Baba, aile ve çevrenin geleneğine göre başını İslama ,diğer taraflarını da Batıya göre şekillendirenlerin bu konuda örnek olma özelliklerini kaybetmektedirler. Kişiliklerine olduğu kadar İslama da zarar vermektedirler.
İslam, yalnız bir metre ipek bezden ibaret algılanmamalıdır.
Selam ve sevgi ile…