Hayat gariptir bazen...
Çoğu zaman neden ve niçin
sorularına verilecek mantıklı bir cevap yoktur...
Mesela; ölümsüzdiye ifade edilen
aşklar; gün gelir bitebilir...
Yarin yanağından gayrı her şeyi paylaştığın dostluklar...
Ve tükenmez sanılan servetler...
Düşmez kalkmaz bir Allah elbette...
O yüzden Ne oldum değil,
ne olacağım demek lazım...
* * *
Sally, küçük kardeşi George hakkında anne ve babasının konuşmalarını duyduğu zaman, yalnızca sekiz yaşındaydı. Kardeşi çok hastaydı ve onu kurtarabilmek için ellerinden gelen her şeyi yapmışlardı. George nin yalnızca çok pahalıya malolacak bir ameliyatla kurtulma şansı vardı; fakat bunun için yeterli paraları yoktu.
Babasının, umutsuz bir biçimde annesine şöyle fısıldadığını duymuştu Sally: Yalnızca bir mucize onu kurtarabilir. Bu sözleri duyar duymaz, usulca kendi odasına yürüdü Sally.
Domuz biçimindeki kumbarasını gizlediği yerden çıkarıp içindeki paraları yavaşça yere dökerek saymaya başladı. Yanılgıya düşmemek için tam üç kez saydı kumbaradan çıkardığı bozuk paraları. Sonra hepsini cebine koyarak aceleyle evden çıkıp, köşedeki eczaneye gitti.
Eczacının dikkatini çekebilmek için büyük bir sabırla bekledi. Eczacı çok yoğundu ve bir adama ilaçlarını nasıl kullanacağını anlatıyordu. Bu yoğun çalışmanın arasında sekiz yaşındaki bir çocukla ilgilenmeye hiç niyeti yoktu ama Sally nin beklediğini görünce Evet, ne istiyorsun söyle bakalım dedi. Biraz acele et,
gördüğün gibi beyefendiyle ilgileniyorum diyerek yanındaki şık giyimli adamı gösterdi. Sally, Kardeşim dedi. Sessizce yutkunduktan sonra devam etti: Kardeşim çok hasta, bir mucize almak istiyorum. Eczacı, Sally e bakarak:
Anlayamadım dedi. Şeyy, babam Onu ancak bir mucize kurtarabilir dedi, bir mucize kaç paradır, bayım? Eczacı, Sally e sevgi ve acımayla baktı bu kez: Üzgünüm küçük kız, biz burada mucize satmıyoruz, sana yardımcı olamayacağım/strong> dedi.
Sally o kadar kolay vazgeçmek istemedi. Eczacının gözlerinin içine bakarak Karşılığını ödemek için param var benim, bana yalnızca fiyatını söylemeniz yeterli dedi. Bu arada Sally ve eczacının yanında bekleyen iyi giyimli bey, Sally e dönerek Ne tür bir mucize gerekiyor kardeşin için küçük hanım? diye sordu.
Bilmiyorum dedi Sally. Sonra gözlerinden aşağı süzülen yaşlara aldırmaksızın devam etti: Tek bildiğim, o çok hasta ve annem ameliyat olmazsa kurtulamayacağını söyledi, ailemin de ameliyat için ödeyebileceği parası yok. Ama babam Onu ancak bir mucize kurtarabilir deyince ben de paramı alıp buraya geldim. Peki, ne kadar paran var? diye sordu iyi giyimli adam. Bir dolar ve onbir sent dedi Sally. Ve dünyadaki tüm param bu! Bu iyi bir şans, küçük kardeşini kurtarmak için gerekli olan mucize için yeterli bu para dedi, iyi giyimli adam.
Adam bir eline parayı aldı, öteki eliyle de Sally nin elini tutarak Beni yaşadığın yere götürür müsün lütfen? diye
sordu. Küçük kardeşini ve aileni tanımak istiyorum
dedi. İyi giyimli adam Dr. Carlton Armstrong du ve George için gerekli olan ameliyatı yapabilecek tanınmış bir cerrahtı. Ameliyat başarıyla sonuçlanmış ve aile hiçbir ödeme yapmamıştı. Hep birlikte mutluluk içinde evlerine döndükleri zaman hâlâ yaşadıkları olayların etkisinden kurtulamamışlardı. Anne: Hâlâ inanamıyorum. Bu ameliyat bir mucize! Doğrusu maliyeti ne kadardır merak ediyorum dedi. Sally kendi kendine gülümsedi. O bir mucizenin kaça malolduğunu çok iyi biliyordu. Tam tamına bir dolar ve onbir sent!
* * *
Bugününüz dünden daha iyi olsun. Huzurlu ve sağlıklı günler dileğiyle...