Geçen cuma günü hava güzeldi....
Samsun Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Adnan Sakoğlunun
kayınvalidesinin cenaze namazının kılınacağı Abdullah Paşa Camiine yürüyerek gitmek istedim...
Çiftehamam Caddesi ile Bankalar Caddesinin kesiştiği köşede,arastanın esnaflarından Hasan Çebiyi gördüm. Bir genci kolundan tutup,motorlu trafik polisinin yanına doğru sürüklüyor, bir yandan da
Aylardır bizi canımızdan bezdirdin diye söyleniyordu...
Hırsızlık olaylarından bunalmış esnaflar,
öfkeli bakışlarla hırsızlık zanlısını süzüyordu...
Trafik polisi, anons yapıp
ekip çağırırken, ben de esnafları dinliyordum...
Dükkanların önündeki mallarının
sürekli çalındığından yakınıyorlardı...
Kimi iş yerinin dış kısmına kamera koydurmuş,
kimi de nöbet tutuyordu...
Aylardır arastaya dadanan hırsızlardan
birinin yakalanması,onları mutlu etmişti...
Cuma namazına giden
esnafın dükkanının önünden 5er kiloluk likit yağı
çalan genci yakalayan Hasan Çebi, burnundan soluyordu...
Kaçamayacak biçimde kolundan tuttuğu gence döndü; İhtiyacın vardı da vermedik mi? dedi...
Suratında utanma duygusundan zerre eser bulunmayan
genç, Askerim abi demez mi?..
Bu pişkinlik, esnafın hiddetini daha da arttırdı: Askeri karıştırma. Hem askerin saçı böyle mi olur?...
O sırada caddeden geçen birinin, İhtiyacı vardı belki sözleri,sanki ateşin üzerine benzin dökülmesi gibi esnafları patlattı: Siftah yapmadan dükkan kapatıyoruz. Sen ne diyorsun arkadaş?..
Adam biraz korku, biraz pişmanlık içinde oradan hızla uzaklaştı...
Bir süre sonra olay yerine gelen İlkadım Polis Merkezine
ait ekip minibüsü, zanlı genci
alıp gitti...
Polisler giderken de malı çalınmak istenen
esnafın merkeze gelip şikayetçi
olmasını istedi...
Konu esnaflar için kapanmamış,
herkes farklı farklı yorum yapmaya başlamıştı...
Esnafın biri dayanamayıp, Çenenizi ne yoruyorsunuz?
Birazdan serbest kalır, karşıdan size nanik yaparsa hiç şaşırmayın dedi...
Haklıydı da...
Ancak, bu sözlerdeki
göndermenin muhatabı, ne polis ne savcı ne de
hakimdi...
Onlar, yasaların kendilerine verdiği
yetki ve sorumluluk çerçevesinde
görev yapmak zorundaki insanlardı...
Malı çalınmak istenen
esnaf ne yapmış peki?..
Şikayetçi olmamış...
Herhalde mahkemelerde
uğraşmak istemedi...
Unutmadan söyleyeyim, hırsızlık zanlısı o kargaşada
esnaflardan okkalı bir-iki tokat yemişti...
Polis dövseydi o genci, suç işlemiş olacaktı...
Bütün ceza bu işte...
Sanırım, o genç bir daha da
o mekanın önünden geçmeyecek,
başka yerleri tercih edecektir...
Malınızı korumak için
o genci tanımak isterdiniz değil mi?..
Biz de tutuklama işlemi gerçekleşmediği
için yasa gereği gencin fotoğrafını
yayınlayamadık...
Bir yanda malı çalınan vatandaşın kayıtsızlığı,
diğer yanda yasalar...
Çıkın bakalım işin içinden şimdi...
Not: Samsunun adam gibi adamlarından Ata Kıral ağabeyi kaybettik. Boşluğu doldurulmayacak
kalitede bir insandı Ata abi... Allah mekanını cennet eylesin.