YASALARA UYMAK ZABITANIN GÖREVİDİR.

Abone Ol

Yaz dönemi, genellikle sokak hayvanları için katliam ve toplama aylarıdır.
Kışın açlık soğuk ve donma tehlikesi ile yaşama tutunmaya çalışan hayvanlar, yaz döneminde susuzluk ve zabıta memurlarının kurbanı olur.
Muhtemelen ya öldürülürler ya da toplanıp dağlara atılırlar.
Sokaklarda insanlar, kedi köpek ve hatta kuş bile görmek istemiyor şimdilerde.
Oteller ise toplu katliama her zaman açıktır. Elbette istisnalar var.
Ancak çoğunluk, hayvan sevmez ve istemez. Çünkü toplum, insani ve vicdani duygularını kaybedip kokuşma evresinin son merhalesine gelmiştir.
Sosyal medya ve yazılı basında her gün vahşetleri izlemekteyiz.
Oysa hayvanların bir hekim eşliğinde toplanıp geçici bakımevlerine götürülmesi gerekir. Kısırlaştırılıp kuduz ve diğer aşıları yapılan hayvanların alındıkları coğrafyaya bırakılmaları gerekir. 5199 sayılı yasaya göre kural budur.
Hatta çiplenip kulaklarına küpe takılması gerekir.
Hayvan popülasyonun kontrol altına alınması sürecinde, devlet gereğini yapmadığı için bugün sokak hayvanları inanılmaz bir artış içindedir. Ekolojik dengenin bozulması da bunu körüklemektedir. Oysa kısırlaştırma işlevi, çok önemli bir denge merkezi olup
devletin resmi programı dahilinde olması gerekir.
Sahipsiz sokak hayvanlarına ilişkin şikayet ve sorunlarda ise başvuru mercii il orman ve su işleri müdürlükleridir.
Sahipsiz hayvanların gönüllüler tarafından bakılması ve beslenmeleri gönüllülerin yasal haklarıdır.
Ayrıca belediyelerin gönüllülerle birlikte beslenme ve su odakları kurması ve hayvanların gözetim altında tutulması gerekir.
Ancak kasaba zihniyetli zabıta ekipleri sokaklarda gönüllülere terör estirmektedir.
Zabıtanın hayvan toplama yetkisi yoktur.
Yapanlarda yasaları hiçe sayıp yasa ihlali yapmaktadır.
Gönüllülerin bu gibi hallerde yasa ihlalinde bulunan zabıta görevlileri hakkında soruşturma açtırma hakları vardır.
Şikayetler kasabalarda çoğunluktadır. Çünkü halk eğitilmediği için sadece kendisi için yaşamaktadır.
Bir adet su odağı ,bir adet beslenme odağı görmeyen eğitici bir yazı ve görseli hiç tanımayan halk da elbette sadece kendisi için var olacaktır.
Okullarda sürekli doğa, bitki ve hayvan konuları işlenip körpe beyinleri eğitmek gerekir. Liselere emzirme odaları kurmayı düşünen zihniyetler bu konuda çok yetersiz ve geri kalmışlardır.
Sokak hayvanları önemli bir konu olup bizim hem gerçeğimiz hem de kültürümüzdür.
Dünyada ilk hayvan hastanesini yapan Osmanlı ecdadı, bugün hayvan düşmanı haline gelmiştir. İnek, tavuk, koyun her türlü gelir getiren hayvanlar kadar sokak hayvanları da Allah ın yarattığı ve bize emanet ettiği canlardır.
Oysa madalyonun diğer yüzü, sokak hayvanları sorunu değil.
Sokak hayvanlarının sorunu olduğu gerçeğidir.
Toplum gittikçe artan kokuşma sürecinin içinde boğulmaktadır. Şiddet ilkokullara kadar inmiştir. Uyuşturucu ve her türlü zarar veren madde kullanımı yaşı 8-10 yaşa kadar indirgenmiştir... Daha bir hafta önce küçük bir çocuk çakmak gazı ile ölüme yolculuk etmiştir.
Toplumun ivedi olarak eğitilmesi, insani ve vicdani duygularının geliştirtmesi gerekir.
Biblolar nasıl evlerin süsü ise sokaktaki kuş, kedi, köpek, bitki, ağaçlar da sokakların süsüdür.
Duygudan yoksun kasabalar, şehirler, yerleşkeler istiyorsanız; sokaklarınızı bunlardan yoksun bırakınız.

SOKAK HAYVANLARI İÇİN KAPINIZIN ÖNÜNE BİR KAP MAMA, BİR KAP SU KOYUNUZ LÜTFEN.

İSTEYEREK,SEVEREK ALDIĞINIZ HAYVANLARI SIKILDIM DİYEREK SOKAKLARA TERK ETMEYİNİZ.