Yeniden Dirilişimiz ve İlahiyatlar

Abone Ol
Millet olarak yeniden dirilişe ihtiyacımız vardır.
İslam alemi bir taraftan ırkçılık, diğer taraftan ideolojileştirilmiş dini grup/ cemaat hastalığı ile parçalanmış ve birbirine düşman kardeşler haline dönüştürülmüştür.
Birinci Dünya Savaşı sırasında oynanmış bu oyun fevkalade tutmasıyla Osmanlı Devleti parçalanmış ve yıkılmıştı.
İslam dünyası artık daha alt parçalara bölünme noktasıyla karşıkarşıyadır.
İslam dünyasının önce İslam algısı, daha sonra da ahlak açısından yeniden dirilişe ihtiyacı vardır.
Daha doğrusu bir zihniyet devrimine ihtiyaç vardır.
Bu devrimi kimler yapacaktır?
Tarihe bakıyoruz:
Geçmiş asırlarda İslam Dünyası’nı, içine düştüğü bataklıktan kurtarıp doğru yola koyan ve bu alanda zihniyet devrimine öncülük yapan hep İslam Alimleri olmuştur.
Atalarımız, “düştüğün yerden kalkarsın” demişlerdir.
Hep birlikte tarihe bakalım:
Örneğin; İmam-ı Azam’ın dönemi, sapık fırkaların ilimle dize getirildiği dönemdir.
Bir dönem felsefe çukurlarında inleyen kitlelerin kurtuluşuna öncülük eden İmam-ı Gazalidir.
Yine bir dönemin “tekke - medrese(tarikatçı-şeriatçı)” çatışmalarını önleyen ve her ikisine de çeki-düzen veren İmam-ı Rabbaniyi unutabilir miyiz?
Herkesin konuştuğu yerde susan, kitle iletişim araçlarında “ kılü-kallarla” uğraşan ilahiyatçılarımız bu zihniyet devrimine öncülük yapamazlar mı?
Bir projeleri yok mu?
Selam ve sevgi ile…