Yeni Adli Yıl Açılış Töreni ne
davetliydim. Katılmayı çok istememe
rağmen o sabah
randevulu diş tedavisi için
OMÜ Diş Fakültesi Hastanesi ndeydim...
Dönüşte, Büyük Cami ye
geçtim. İki cenaze avludaydı. Adalet Bakanlığı Başmüfettişi
Selim Yıldız ın babasının cenazesinde
Cumhuriyet Başsavcısı Canip Yetişir
ve Adalet Komisyonu Başkanı
Ahmet Akyüz ü görünce; törenin sona erdiğini anladım...
Gazeteye geldiğimde,
notları okudum, satır satır...
Cumhuriyet Başsavcısı
Canip Yetişir,tartışmaların odağında kalan
yargıyla ilgili olarak hem içeriye
hem de dışarıya ciddi mesajlar vermişti:
Yargının tarafsızlığına ve bağımsızlığına ilişkin sarf edilen görüş ve beyanların son bulması için davranışlarıyla yargı tarafsızlığı konusunda şüphe uyandıran meslektaşlarımız hakkında gereken hukuki sürecin başlatılması, hızlı bir şekilde sonuçlandırılması ve bu sonucun kamuoyuyla paylaşılması oluşan olumsuz düşüncelerin son bulması açısından önemlidir.
Hani, Daha ne diyeyim
kabilinden anlayanına çok laf vardı!..
Yargıdaki fiziki sıkıntılar
gün gelir, çözüme kavuşurdu...
Nitekim o günleri de gördük...
Ne adliye binaları vardı. Duruşma salonlarının hali
perişandı. Hakim ve savcıların oturacak
sandalye ve masası başka resmi kuruluşlardan emanet
alınıyordu. Zabıt katiplerinin
uçan parmak olduğu dönemde,
daktilonun tuşundan çıkan sesler
neredeyse kulak zarı patlatırdı...
Adliye lojmanları mı?..
Samsun da dönemin Belediye Başkanı
Kemal Vehbi Gül
olmasaydı, o da biraz zordu...
Bütün bu sıkıntılara ve
de terör olaylarına
rağmen sağcı-solcu dinlemiyor,
görevini yapmaya çalışıyordu...
Ne hükümet baskısı,
ne de muhalefet eleştirisi vardı...
Şimdi bugüne bir bakalım!..
Adliye binaları,
her türlü ihtiyacı karşılayabilecek
yapıda inşa ediliyor...
Tahta sandalyeler
tarihe karıştı. Daktiloların yerini
ise bilgisayarlar aldı...
Dünde olmayan
birçok şey bugün var...
O da hiçbir dönemde
olmadığı kadar,yargının
olumsuzluklarla manşete taşınmasıdır...
Yargı mensuplarının taraflı olup olmadıklarının
tartışılması ya da bu tartışmalara
zemin hazırlayacak her türlü davranış,
güven erozyonunu tetikler...
İşte bu nedenle Cumhuriyet Başsavcısı Yetişir in
hem içe hem de dışa yönelik mesajları önemlidir...
Burada herkese düşen görev,
yargıya olan güveni zedeleyeci çabalara
çanak tutmamaktır...
Adalet ithal edecek değiliz!..