İki dini bayramda emekliye birer maaş ikramiye.
Kemal Kılıçdaroğlu’nun noter tasdikli bu vaadi tuttu.
Başbakan Ahmet Davutoğlu karşı atağa geçti.
Bin liranın altında maaş alan emeklilere 100 lira zam.
Bin liranın altında maaş alanları sevindirdi.
Üstünde alanları devre dışı bırakmasıyla üzdü.
Oldu mu?
Bence hiç olmadı.
Bir bölümü mutlu ederken, diğer bölümü durduk yerde tepkili hale getirdi.
Yani kaş yapayım derken göz çıkardı.
Adaletli olmadı.
Türkiye’de emekli maaşları çok düşük.
Bu emekli maaşlarının iyileştirilmesi gerekir.
En azından yoksulluk maaşı olmasından kurtarılmalı.
Görünen o ki; tam anlamıyla iyileştirmeye yanaşan yok.
Kılıçdaroğlu’nun iki maaş ikramiyesi bile Başbakan Davutoğlu’nu sinirlendirdi.
Kimin parasını kime veriyorsunuz? diye sordurttu.
100 liralık zammı Sayın Davutoğlu cebinden vermeyeceği gibi, Sayın Kılıçdaroğlu da iki maaşı cebinden şüphesiz vermeyecek.
İki maaş verilemeyecek gibi de değil.
Sayın Davutoğlu’nun vaadi 100 liralık zamla arasında uçurum da yok.
AK Parti vaatleri olunca oluyor da muhalefet vaadi mi olmuyor?
Ülkemizde doğrulardan uzak.
Çıkara dayalı.
Aldatmaya yönelik siyaset yapılıyor.
Yapılınca da bir arpa boyu yol kat edilemiyor.
Her geçen günümüz aranır oluyor.
Çıkarcıların günahsızları ezdiği bir dönem yaşıyoruz.
Türkiye yol geçen hanına döndü.
Güvenlik hak getire hale geldi.
Bir savcımız iki terörist tarafından rehin alınıp öldürülebiliyor.
Olacak şey mi bu?
Şüphesiz olmamalı.
Hukukun tartışıldığı bir dönemde adliyeler bu denli güvenlikten yoksun bırakılmamalı.
Sadece adliyeler değil, devletin tüm kurumları iyi korunmalı.
Can yakmalarına fırsat verilmemeli.
Güvenlik önlemlerinin alınması zor da değil.
İstihbarat birimlerimiz daha hassas olmalı.
Kılı kırk yarmalı.
Olabilecek en küçük ihtimalleri göz önünde bulundurmalı.
Böylece teröristlerin amacına ulaşmaları önlenmeli.
Ne dersiniz?