Yusuf Halaçoğlu’nu dinlerken

Abone Ol

n

n
n Tanınmış tarihçi, Türk Tarih Kurumu’nun eski Başkanı Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu, geçen hafta sonu Samsun’daydı. Önce Mübadele ve Balkan Türk Kültürünü Araştırma Derneği’nin kongresinde bir konuşma yaptı sonra da Türkocağı Samsun Şubesi’nde halka açık bir konferans verdi. Türkocağı, koridorlar dahil tıklım tıklım doluydu, kalabalık dışarıya, sokak merdivenlerine taşmıştı.
n
n
n
n Yusuf Halaçoğlu’nu dinlerken ‘Türk dünyasının büyüklüğünü ve vaat ettiği geleceği’ görmemek, görüp de mutlu olmamak söz konusu değil. Muhteşem bir tarihtir Türklerin yolcukları. Ezelden gelip ebede, gururlu bir geçmişten gelip güvenli bir geleceğe giden bir kutlu koşudur. Hep iyiye, hep güzele, hep doğruyadır ve İlayı Kelimetullah ve Nizam-ı Alem içindir.
n
n
n
n Yusuf Halaçoğlu’nu dinlerken bugün çeşitli tertiplerle bizden koparılmak istenen Doğu ve Güneydoğu Anadolu coğrafyasının ne kadar Türk vatanı ve ayrıştırılmak istenen bölge insanının ne kadar Türk olduğunu görüyorsunuz. Hem gerçeklerden mutlulanmamak hem de böylesine yalın ve kesin gerçeğe rağmen o insanların bize yabancılaştırılmaları karşısında hüzünlenmemek elde değil.
n
n
n
n Hoca, rakamları bilim ışığında çok net ve çok sağlam veriyor. Bugün Kürtçülük yapan insanların hatta elebaşlarının aşiretleriyle ne kadar Türk olduklarını anlatıyor. Kürt olduğunu sanan veya bizim öyle dediğimiz insanların en az yüzde otuz beş, kırkının saf Türkmen olduğunu ortaya koyuyor. Yani birilerinin dediği ve bizim içimizdeki bazı yarım aydınların veya okuryazar cahillerin de iddia ettiği gibi bu ülkede Kürtler değil Türkler, Türkmenler asimile oluyor. Kürtler Türkleşmiyor Türkmenler Kürtleşiyor. Kürtleşenler sadece Türkmenler de değil. Kürtlükle uzaktan yakından ilgisi olmayan ve birçok bilim adamınca Türk ya da Türklüğe çok yakın bir kavim oldukları kabul edilen iki milyon Zazalar da ve hatta bir milyon civarındaki Araplar da Kürtleşiyor ya da zorla Kürtleştiriliyor.
n
n
n
n Türklük üzerindeki küller er veya geç bir milli nefes tarafından üflenip savrulduğunda alttan çıkacak olan kor ateş yeniden bu coğrafyayı ısıtacak, yeniden dünyamıza ışıklar saçacak ve bahçemizde kırmızı güller, mor menekşeler, sarı kasımpatılar, beyaz papatyalar ve tüm çiçekler tüm renkleri, güzellikleri ve tazelikleriyle bir daha solmamak üzere açacaklardır. Güllerin kırmızıyla papatyaların beyazı “Bayraklar içinde en güzel bayrakta” bir daha buluşacak ve sonsuza kadar bu toprakların üzerinde dalgalanacaktır.
n
n
n
n Umarım ve dilerim ki, Türkocağı yönetimi Sayın Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu’nu en kısa zamanda bir daha Samsun’a davet eder ve çok daha büyük bir salonda çok daha geniş bir kitleyle buluşturur. Bu hem Sayın Halaçoğlu’nun hem de başta Başkan Prof. Dr. Kaya Tuncer Çağlayan olmak üzere tüm Türkocaklıların kaçamayacağı bir görevdir.
n