Zenginliğimiz fıkralar, yaşantımızın bir parçası…

Abone Ol

n

n

n Yanlış anlamalar, yanlış anlaşılmalar Temel fıkralarını aratmayacak sonuçlar doğurur.

n

n Çoğu fıkralar da gerçektir ama fıkra diye anlatılır, durur.

n

n Nasrettin Hoca’dan tutun, Yahudi fıkralarına.

n

n Temel’den Fadime’ye.

n

n Siyasetten, sosyal yaşama dair nice olaylar günümüzde fıkra olarak anlatılır.

n

n İşte bunlardan biri:

n

n Halis Öztürk, 1950 de Doğu dan DP listesinde milletvekili olmuştu.

n

n Adı kimliğinde Halis Öztürk diye yazılıydı, ama herkes onu Halis Ağa diye çağırırdı.

n

n Halis Ağa dediniz mi, doğudan kuzeye, güneye değin herkes tanırdı.

n

n Gençliğinde eşkıyalık ettiği, yol kestiği söylenirdi.

n

n Günahı söyleyenlerin boynuna.

n

n Halis Ağa 1950 den 1960 a değin on yıl hiç sektirmeden milletvekili olmuştu.

n

n Derken; 1960 Askeri Harekatı, onu milletvekili olarak bulmuş, Yassıada ya tıkmıştı.

n

n Halis Ağayı anayasayı tağyir, tebdil diye bilinen ünlü maddeden mahkemeye vermişlerdi.

n

n Yargıç soruyordu :

n

n Halis Öztürk müsünüz ?

n

n Evet efendim.

n

n Söyle bakalım sen Anayasayı tebdil ve tağyir etmişsin ?

n

n Neyi ne etmişim?

n

n Anayasayı çiğnemişsin.

n

n Vallahi çiğnemedim.

n

n Çiğnemişsin.

n

n Vallahi hakim bey , de ki İncil i çiğnemişim, Tevrat ı çiğnemişim, Kur an ı çiğnemişim, olabilir. Ama bu anayasa nedir, görmemişim, bilmemişim, tanımamışım.

n

n Halis Ağanın başına gelen bu olay günümüze dek anlatılır durur.

n

n Yanlış anlama ve anlaşılmaların ilginçleri çok.

n

n Bir diğerini de anlatıp, bu pazar gününde hem gülelim, hem de düşünelim.

n

n Ne dersiniz?

n

n Temel ormanda ağaç kesiyormus, o sırada çevreciler de ormanda yürüyüşe çıkmış, Temel’i bu vaziyette görünce bir güzel pataklamışlar...

n

n Temel üstü başı perişan halde köye dönerken Dursun’a rastlamış, Dursun;

n

n - Ula Temel bu ne hal böyle?

n

n diye sormuş,

n

n Temel de anlatmış;

n

n - Ormanda ağaç keseydum, birden kalabaluk pir grup, doğanın yengesini bozmişum

n

n diye dövdü peni, halbuki ne Doğan ı taniyruuum, ne de yencesuni....

n

n Mutlu pazarlar.

n

n

n

n Amazon krizi…

n

n

n

n Temel’lik içimize işlemiş.

n

n Komedi yaşamımızın bir parçası.

n

n Evde, sokakta, işyerinde, meclislerde komedi yanımızı ortaya döken o kadar çok insanımız var ki, hiç yoktan tartışma yaratırlar.

n

n Bu tartışmalar çoğu kez kavgayla da sonuçlanır.

n

n Çoğunu da kanıksarız.

n

n Kızgınlığımız geçtiğinde gülüp geçeriz, ağlanacak bu halimize.

n

n Şu bizim Büyükşehir Belediye Meclisi ve komisyonları var ya; doğrusu ne iş yaparlar anlamakta zorlanıyorum.

n

n Bu komisyonlardan birinde 2013’te Amazon Festivali düzenleneceği açıklanmış.

n

n Bu açıklama tartışmalara yol açmış.

n

n Nedeni ‘Amazon hayal mi, gerçek mi?’ tartışmalarının bir sonuca varılamaması.

n

n MHP’li meclis Üyesi Cemalettin Kola bu festivale karşı çıktı ve “Amazon Festivali’nin düzenlenmesi bizim geçmişimizle ne kadar ilgili. Cumhuriyet değerlerimiz, Osmanlı’nın, Selçukluların değerleri dururken Samsunla hiçbir alakası olmayan Amazon Festivali’nin düzenlenmesi ne anlama gelir?” diye sordu.

n

n Cevap; Büyükşehir Belediyesi Komisyon Başkanı Turan Çakır’dan geldi.

n

n Sayın Çakır, Sayın Kola’nın endişelerinin siyasi olduğunu öne sürdü ve “Amazon, Samsun ve bölgenin bir gerçeğidir. Bunu birilerinin kabul edip etmemesi bu gerçeği değiştirmez.” dedi.

n

n Sayın Kola’nın itirazı vardı ama meclis üyeleri Amazon Festivali’nden yana oy kullandı.

n

n Festivaller etkinliktir.

n

n Amazon adının verilmesi Müslüman köyünde salyangoz satımına benzer.

n

n Samsun’a festival yapılsın ama değerlerimiz ön plana çıkarılarak.

n

n Amazon’a gelinceye kadar yapılacak o kadar çok festival var ki, onları görmezden gelmek şüphe uyandırır.

n

n Hem, Samsun’da festivaller öncesi Büyükşehir Belediyesi’nin yapması gereken o kadar çok iş var ki, böylesi bir dönemde Amazon Festivali’ne odaklanmaları kabul edilir şey değil.

n

n Kısacası üretkenlikten uzak, bilgi ve becerileri yetersiz kalanların önerileri ve icraatları havanda su dövmekten ve zarar vermekten öte gidemez.

n

n Bu böyle biline.

n

n

n

n Halkı canından mı bezdirdiler?

n

n

n

n Gerçekleri bu köşede dile getirmemden rahatsız olan bazı AK Partili dostlar, tepki göstereceklerine olumsuzlukları gidermeye çalışsalar bence çok daha iyi olacak.

n

n Hem sadece ben değil, onların geldiği, Milli Görüş’ün gerçek sahipleri olduğunu öne sürenler de benden daha acımasızca eleştiriyor.

n

n Bunlardan biri de Saadet Partisi Samsun İl Başkan Yardımcısı Hasan Sandıkçı.

n

n Sayın Sandıkçı ‘Halkı canından bezdirdiler’ diyerek tepkisini dile getirdi.

n

n Hem de, mahalli idarelerde yaşanan rüşvet, israf, iltimas, ihalelerde sahtecilik gibi problemlerin bulunduğunu öne sürerek.

n

n Hasan Sandıkçı, milletin özlediği hizmetlere kavuşabilmesi için Milli Görüş Belediyeciliği’nin işbaşına gelmesinin şart olduğunu da söyledi.

n

n Hasan Sandıkçı böyle söylüyor, saygı duyulmalı.

n

n Bize tepki gösterenlere de bir hatırlatmada bulunmak istiyorum.

n

n İktidarlar eleştirilir.

n

n Muhalefet sadece yetersizliği ile eleştirilebilir.

n

n Bizim AK Parti’ye olan eleştirimiz iktidar olmasındandır.

n

n Geçmişteki iktidarları da çok eleştirdik.

n

n 57. hükümet döneminde iktidardaki partileri eleştirmekten dolayı mahkeme mahkeme az mı dolaştık.

n

n Hiç de kaybettiğimiz dava olmadı.

n

n Zira bugün olduğu gibi mesleğimizin ilkeleri doğrultusunda görevimizi yaptık ve yapmaya devam edeceğiz.

n

n Tüm siyasi partilere aynı mesafedeyiz.

n

n Ne iktidarda olana, ne de muhalefette olan partilere hiçbir zaman yanaşmaya çalışmadık.

n

n Aksine partiler arasındaki mesafeye hassas davrandık ve davranmaya özen gösteriyoruz.

n

n Biz böyle yetiştirildik.

n

n Kalemimizi satmaktansa, kırmayı daha uygun görürüz ama kırmaktansa kırdırmaya çalışanları kırmaktan kaçınmayız.

n

n Bu böyle biline.

n

n

n

n Gülümse:

n

n

n

n Alnımın yazısı…

n

n

n

n Bir mecliste Kur an-ı Kerim den söz açılmıştı.

n

n Kur7an ın eşsizliğinden ve olağanüstü bir eser olduğundan bahsedilirken, odanın bir köşesinde kendi halinde içmekte olan bir Bektaşi söze karışarak:

n

n - Evet, Allah ın kelamı cidden eşsizdir. Amma, yazısı biraz karışıktır! der.

n

n Dinleyenlerden biri hayret ve biraz da hiddetle sorar:

n

n - Karışık mıdır, nereden biliyorsun?

n

n Bektaşi acınacak bir tavırla cevap verir:

n

n - Alnımın yazısından!

n

n

n

n Bölme fıkrası…

n

n

n

n Amerika dan döner dönmez, elindeki kocaman bavulla Meclis kürsüsüne

n

n çıkan Kemal Derviş;

n

n - Bu bavulun içinde tam 14.3 milyar dolar var, demiş.

n

n Arkasından da sormuş:

n

n - Bu parayı nüfusumuza bölersek, kişi başına kaç dolar düşer?

n

n Milletvekilinin biri, derhal ayağa kalkarak cevap vermiş

n

n - 26 milyon dolar...

n

n - Ama 14.3 milyarı,70 milyona böldüğümüzde 26 milyon çıkmaz ki...

n

n - Ben, 70 milyona bölmedim ki...

n

n - Kaça böldün?

n

n - 550 ye!..

n

n

n

n Aforizma:

n

n

n

n Herkesi bir defa, bazılarını her zaman aldatabilirsiniz.Ama herkesi her zaman aldatamazsınız.

n

n Abraham Lincoln

n

n

n

n Tarihte Bugün:

n

n 11 Kasım 1938 : TBMM, İsmet İnönü yü oybirliğiyle Cumhurbaşkanı seçti.