Tüm hastalıklar stres kökenlidir. Kanserin etiyolojisinde de stres en önemli faktör olmalı ki adeta grip salgını gibi.
Bugün yazıma 30 Ağustos Zafer Bayramı ile başlamak isterdim.
Ancak bayram kutlayacak durum kalmadı. Aklı ve beyni olanlar, bugün itibari ile otokrasi yönetimine geçmiş olduğumuzu anlayacaklardır. Önümüzdeki günler ve yıllar daha nice kanserli günlere gebe…
Kutlanacak ne bayram ne de zafer kaldı. Bu kadar çok stres ile yaşamak, fizyolojik ve psikolojik hastalıkları provoke edecektir.
Fethiye Rotary Kulübü de ‘Kanserle dans’ adlı bir etkinliğe müdahil oldu.
Şimdiye dek on iki ilde sergilenen Amerika’dan Dance With Canser derneğinin katkıları ile erken tanı,teşhis ve tedavi yöntemlerini içeren bir hizmet.
Genetik yatkınlığı da seven bu hastalık, bir virüs gibi her yerde her zaman hazır ve nazır
Bir 30 Ağustos günü bunları yazmak yerine keşke umutlu, gururlu, güvenli, motive edici destansı, inançlı öyküler yazabilseydim. Yazamıyorum… Kalemimin ucunda bile bir pranga var.
Her şeye karşın kanser yine de erken teşhis ile kontrol altına alınabilen bir hastalıktır.
Mühim olan kanserli düşünceler ve yaptırımlardır. Mühim olan örümcek ağı gibi kafamıza monte edilmeye çalışılan kanserli kavram ve doktrinlerdir.
Beyinlerimizin değişip, dönüşüp olgunlaşması gerekir. Önümüzdeki yıllardan ve geleceğimizden endişeliyim. Gerçekten zor yıllar bizi bekliyor.
Geleceğimize ve çocuklarımıza sahip çıkmalıyız. Eğitim evde aile ile başlar.
Cumhuriyetimize sahip çıkmayı onlara öğretelim. Bu şiiri onlara anlatalım.