'Sofya Andreyevna'ya,

Gidişim seni üzecektir. Bunu istemezdim ancak beni anlamaya çalış, inan başka türlü davranmak içimden gelmiyor. Evdeki durumum katlanılamaz olacak hatta şimdiden oldu da. Bütün olumsuzluklar bir yana yaşamakta olduğum o lüks koşullarda daha fazla yaşayamazdım. Şimdi benim yaşımdaki insanların genel olarak yaptıkları şeyi yapıyorum. Onlar dünyevi hayattan çıkar giderler, son günlerini dünyadan elini ayağını çekerek, huzur içinde geçirebilmek için.'

Eşine bıraktığı bu mektup sonrası evini terk eden Tolstoy, ateşler içinde zatürre olmuş bir halde metruk bir tren istasyonunda ölü bulunur. Hayatı arayışlarla geçmiş Tolstoy için bu son aslında çokta şaşırtıcı olmasa gerek.

Zıtlıkları aynilikle çözümlemeye çalışmış, insanı, ancak temiz arayışlarının kurtaracağını şerh düşmüş bir yazardan bahsediyoruz.

Çiftçi Pahom'un öyküsünü anlattığı "İnsan Ne İle Yaşar" kitabında, Çiftçi Pahom'a kendisinin yaşadığı lüksün zenginliğin hayalini kurdurtur. Ne ile kaim olduğunu, neye duçar kalınacağını anlatır.

Çıkış kapısının aslında giriş kapısı olduğunu da.

O öyküde çiftçi Pahom, uzak bir yerlerde, cömert birinin karşılıksız toprak verdiğini duyunca, daha çok toprak elde etmek için ona gidip durumunu anlatır. Gittiği kapı herkese istediği kadar toprak veren cömert biri kapıdır ancak o kapının da bir şartı vardır. 'Sabah güneşin doğuşundan batışına kadar kat ettiğin bütün yerler, senin fakat güneş batmadan yeniden başladığın yere dönmen lazım.' der Çiftçi Pahom'a 'Yoksa bütün hakkını kaybedersin.'

Güneşin doğuşuyla beraber başlar yürümeye çiftçi Pahom. Tarlalar, bağlar, bahçeler geçer. Tam geri dönecekken gördüğü sulak bir araziye mail olur. Şu bağ, bu bahçe derken bakar ki, güneşin batmasına az kalmış. Koşar, koşar, ama kesilir dizinde ferman kalmaz. Halsiz adımlarla yürümeye devam ederken, Pahom'un burnundan kanlar damlamaya başlar. Tam başladığı noktaya yaklaşmışken, yığılır yere ve bir daha kalkamaz.

Cömert kapı olanları izlemektedir. Çok kereler şahit olduğu olay yeniden vuku bulmuştur. Adamlarına bir mezar kazdırır. Pahom'u bu mezara gömerler.

Cömert kapının sahibi Pahom'un mezarının başında durur şöyle der:

'Bir insana işte bu kadar toprak yeter!'

Başlangıcın son olduğu bir hayatı yaşıyoruz sevgili dostlar.

Bu kadar dek dubara

Bu kadar yalan dolan

Bu kadar değerlerden uzaklaşmak

Nafile bir çabadır.

Elde edilecek şey,

Elde etmeye çalışmaya başladığın noktadır. O başlangıcın temiz ya da kirli olması senin elindedir sevgili okur.

Haysiyetli

Şerefli

Onurlu bir hayat…

Güzel günlere uyanın

Sağlıcakla kalın efendim.