Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma
Günü kutlamalarının arifesinde,
sevgili dostum Temel Uzlu telefonla aramış,
törenin nerede ve kaçta yapılacağını sormuştu...
Dün öğle saatlerinde yine telefonla aradı...
Sitemkardı, üzgündü...
Kıranköydeki Şehitlikte yapılan törenlere katılmıştı...
Askeri ve mülki erkan ile birkaç şehit ailesi ve gazinin
dışında törende kimseyi görememenin
üzüntüsüydü bu...
Neredeydi sivil toplum örgütlerinin başkanları ve yöneticileri?..
Neredeydi konuştukları zaman mangalda kül bırakmayan
medyatik vatanseverler?..
Töreni izleyen arkadaşımızın
çektiği fotoğraflara baktım...
Gerçekten de Uzlunun dediği kadar vardı...
Türk tarihinin en önemli
zaferi böyle mi kutlanacaktı?..
Sonra bize sitem etti Temel Uzlu...Keşke bir gün önce
törenin yapılacağı yeri ve saati gazetenizde belirtseydiniz
dedi...
Ama, bir teşekkür borcu olduğunu da
söylemeden edemedi. Çünkü, bazı gazeteler,
törenin haberini bile yapmamışlardı...
Ben, bu sitemden bize düşen payı aldım...
Sadece Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma Gününde
değil, diğer milli bayramlarda da
bir gün önceden istenilen duyuruyu yapacağım...
Keşke, bütün milli bayramlarımızın
kutlamaları yoğun bir katılımla ve coşkuyla yapılabilse...
Çocukluk ve gençlik yıllarımızdaki
heyecanlar yok maalesef...
Bir yerde eksiklik var elbette...
Mazeret üretmek yerine
çözümü bulmak için
ortak akla ihtiyaç var...
Ne yapılabilir? sorusunun
yanıtını birlikte aramalıyız...
Aksi takdirde, millet olmanın
manasını da kaybederiz...
Türkiye üzerinde
hesabı bulunanlar da
böyle olsun istemiyor mu?..
Bu denli ilgisizlikle kendi ipimizi kendimiz
çekiyoruz aslında...