HaberlerSamsun Haberleri ZMO Samsun Şube Yönetim Kurulu Üyesi Kara: Deltaya zarar veriliyor

ZMO Samsun Şube Yönetim Kurulu Üyesi Kara: Deltaya zarar veriliyor - Samsun Haberleri

ZMO Samsun Şube Yönetim Kurulu Üyesi Tekin Kara, Kızılırmak Deltası'ndaki doğa ve doğal yaşamı koruma adı altında yapılan süsleme çalışmalarının doğaya zarar verdiğini söyledi

 ZMO Samsun Şube Yönetim Kurulu Üyesi Kara: Deltaya zarar veriliyor

Ziraat Mühendisleri Odası Samsun Şube Yönetim Kurulu Üyesi Tekin Kara, Karadeniz Bölgesi'nde uluslararası öneme sahip tek alan Kızılırmak Deltası'nda yapılan süsleme çalışmalarının doğaya ve doğal yaşam alanındaki canlılara zarar verdiğini savundu.

DOĞAL DENGE BOZULUYOR

Kızılırmak Deltası'nın doğal oluşumunu durdurduğunu kaydeden Kara, "Nehirden alınan kum ve çakıl malzeme nehir yatağını derinleştiriyor, sulak alanlardaki taban suyunun ve hatta deniz suyunun bölgeyi basarak nehir yatağına akışını sağlıyor. Bu ters akış bölgede tuzluluğun ortaya çıkmasına neden oluyor. Tuzlanma doğal habitatın yok olarak tuzu seven bitkilerin ortaya çıkmasını oluşturuyor. Yine doğa turizmine yardımcı olması amacıyla yapılmış her ne olursa olsun çalışmalar sulak alandaki doğal dengeyi bozuyor. Örneğin yol yapımı, örneğin gözlem kuleleri gibi. Bölge doğal dengesiyle yaşadığı sürece doğal yaşam için çekim merkezi. Her türlü yaban hayatın olduğu yerde motorlu bir aracın geçmesi doğal dengeyi gürültü ve egzoz gazı açısından bozuyor. Gözlem kuleleri, doğal arazi yapısına uygun olmalıdır, canlıları rahatsız edici olmamalı. Alana fotoğraf çekmek için birçok turist geliyor, ama biz bu canlıları yapay yapılarla bölgeden uzaklaştırıyoruz. Hiçbir kuş ve diğer canlı araba sesini duyunca yerinde durmuyor kaçıyor" diye konuştu.

İNSANI DEĞİL, DOĞAYI KORUYUN

Bölgede çalışan kişilerin sulak alanların anlamını algılayacak şekilde eğitimden geçirilmesi gerektiğini söyleyen Kara, "Bölgeyle ilgili birimlerle sulak alanı konuştuğumuzda herkes konuyu adeta gelen ziyaretçilerin korunması olarak algılandığını fark ettik. Alanda yapılan tüm çalışmalar, üzülerek söylemek gerekirse insanoğlunu korumak için planlanmış. Sulak alanların korunması ile ilgili 2 Şubat 1971 yılında oluşturulan Ramsar anlaşması doğrultusunda bölgemizin de korunmasına önem verilmesi gerekiyor. Fakat bu koruma algısı alana yol, yapı yapmak değil, doğanın ve doğal yaşamın korunması olarak algılanarak korunması yoluna gidilmeli. Doğal yaşama müdahale edilmemeli. Sulak alandaki doğa ve doğal yaşamı koruma adı altında süsleme yapmak doğaya zararlı oluyor" ifadelerini kullandı.

 





SIRADAKİ HABER
}