Bu köşeden defalarca yazdım...

Kriz yönetiminde gerçekleri paylaşmanın...

'Özür dilemenin' ne kadar önemli olduğunu...

Millet İttifak'ı Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Hayati Tekin...

Haber AKS TV'deki konuşmasının ardından başlayan 'Çerkes' krizinde doğrusunu yaptı...

Önce olayın oluş biçimini anlattı...

Eksik bilgiyle konuştuğunu kabul etti...

Özür diledi...

Çerkeslerle ilgili duygu ve düşüncülerini samimiyetle aktardı...

Olay budur işte!

***

"Ben demedim"...

"Öyle demek istemedim"...

"Yanlış anlaşıldım"...

"Bu işte kasıt var" türünden birçok üste çıkma cümlesi kurulabilirdi...

Kriz yönetilemeyeceği gibi, tırmanabilirdi de...

Tekin, açıklamalarıyla 'insani' yönünü ortaya koyarak...

Büyüyebilecek bir krizi...

Daha ilk kıvılcımlarında söndürüverdi...

Bence doğrusunu da yaptı...

***

Birçok alanda görürüz...

Hata yapan bir de zirve yapan egosunun esiri olup...

'İnsani' tarafı es geçip...

Zeytinyağı gibi üste çıkmayı elden bırakmaz...

Sonra kriz zirve yapınca...

"Aman nasıl olsa unutulur" diye suskunluğa bürünür...

Oysa kırılan kırılmış, dökülen dökülmüştür...

Sonuç kesin zarar ya da mağlubiyettir...

Yönetimdeki başarı ise...

Krizi yönetilebilir kılıp...

Hatta bundan fayda çıkarabilmektir...

***

Hayati Tekin de eminim...

En kısa sürede Çerkes dernekleriyle bir araya gelerek...

Krizin üzerine son su damlalarını dökecek...

Belki de, baş gösteren bu krizden...

Fayda sağlayacaktır...

Yani...

Krizi yönetmek, yöneticilik ister...

Yöneticilik ise bilimsel bir sanattır!