YAZARLAR

DİĞER YAZILARI

Cevdet YILMAZ

Daha az ölüm, daha az doğum (Less die, less birth)

Önceki yazımızda doğurganlık üzerinde rol oynayan faktörlerden bahsetmiştik.  Bu konuyu güncel bir ek yaparak bitirmek istiyorum; “bebek ölümleri ile doğurganlık arasındaki ilişki”.

Malum olduğu üzere dünyaya gelen her canlı yaratılış kanunları çerçevesinde neslini sürdürmek ister. Bunun için öncelikli şart dünyaya geldikten sonra hayatta kalmayı başarabilmektir. Allah (CC) bütün canlılara hayatta kalma ve yaşamlarını sürdürme konusunda türlü yetiler vermiştir. Kimi hızlı koşar hayatta kalır, kimi durduğu yerden zehir salgılar düşmanı yaklaşamaz.  Bu kurallardan biri de nesli tehlikede olanların çok doğurması (yavrulaması), nesli (göreceli olarak) tehlikede olmayanların ise daha az doğurmasıdır.

Şimdi konuya gelelim: Gelişmiş ülkeler yıllardır (siz ister dünya kaynaklarını paylaşmak istemedikleri, ister sömürü, ister dinî inanç olarak rakip gördükleri için deyin fark etmez) geri kalmış veya gelişmekte olan ülkelerin nüfuslarının daha fazla artmasını istememektedirler. Nitekim ülkemiz de bundan nasibini almış, Batılı ülkeler yıllarca Türkiye nüfusunun artmaması için (başka hiçbir alanda vermedikleri ilaç ve araç gereci) aile planlaması (daha açık ifadeyle doğumların azaltılması) için bedava vermişlerdir.

Peki bu yöntemler işe yaramış mıdır? Tam olarak evet diyemeyiz.

Bir anne için doğurduğu çocukların “kaçı yaşayacak” sorusu çok önemlidir. Nitekim iki nesil geriye gidin Türkiye’de kardeşlerden birkaç kişinin bebeklik veya çocukluk çağında ölmediği aile yok gibidir.  Yedi tane doğurdum üçü öldü, dördü yaşıyor benzeri ifadeleri herkes büyüklerinden duymuştur. Bizim kuşakta bebek ölümleri azalmış, şimdiki genç kuşakta ise sağlıktaki gelişmeler, aşılarlar salgın hastalıkların önlenmesi, beslenme ve hijyen şartlarını düzelmesi gibi sebeplerle bebek ölümleri binde 10’ların altına gerilemiş, neredeyse gelişmiş ülke ortalamalarını yakalamış durumdayız.

Şimdi bu bakış açısıyla dünyaya bir göz atalım: Doğurganlığın en yüksek olduğu Nijer, Çad, Afganistan gibi ülkeler aynı zamanda bebek ölümlerinin de yüksek olduğu ülkelerdir. Gelişmiş Batılı ülkeler ise hem bebek ölümlerinin hem de doğurganlığın düşük seviyede olduğu ülkelerdir.

Bu sonuç bizi nereye götürür derseniz; bebek ölümlerini önlemeniz ya da azaltmanız durumunda (doğurduğunuz bebeğin hayatta kalma şansının artmasına bağlı olarak) doğurganlık düşmekte, buna bağlı olarak da o ülkede nüfus artış hızı gerilemekte, nüfus artışı kontrol altına alınabilmektedir.

Şimdi sıra can alıcı soruya geldi. Batılı ülkeler kimsenin gözyaşına bakmadan türlü silahlarla, savaş metotlarıyla Afrika’ya, Ortadoğu’ya saldırırken, çocukları katlederken UNİCEF (Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu) ne yapar? Bir tarafta savaşlarda çocuklar ölürken, yoksullukla mücadele vb propagandalar eşliğinde Sahra altı Afrika ülkelerinde zenci çocukları niçin yaşatmak istiyor? Bu ikiyüzlü çabanın altında ne var? Afrikalı çocukları çok mu seviyorlar?

Bize göre hayır. Elbette insanlık ölmedi, bu işin insani bir tarafı da mutlaka vardır. Fakat asıl amaç “bebek ölümlerini azaltmadıkça, doğurganlığı azaltamazsınız, doğurganlığı azaltmadıkça nüfus artışını kontrol edemezsiniz” gerçeğinde gizlidir.

Evet, artık aile planlaması gibi yöntemler geri kalmış ülkelerde etkili olmuyor. Fakat bebek ölümlerinin azaltılması geri kalmış ülkelerin nüfuslarını kontrol etmek, onların aşırı artarak Batının sömürmekte oldukları kaynaklarına ortak olmalarını engellemenin en kestirme yolu görünüyor. Biyolojik örnekleri hatırlayın; nesli tehlikede olanlar daha fazla çoğalıyor. Bebeklere yaşama garantisi verdiğinizde ise doğurganlık düşüyor

İşte “daha az ölüm, daha az doğum (less die, less birth)” söyleminin arka planı budur.

Bu tespitler bizi “o halde bebek ölümleri nüfus artışı için gereklidir” gibi bir sonuca götürmemelidir. Burada vurgulanmak istenen asıl amaç; dünya genelinde doğurganlığı düşürmenin, yani hızlı nüfus artışını önlemenin bir yolunun da bebek ölümlerini azaltmaktan geçtiğinin anlaşılmış olmasıdır.

 

TÜRKİYE'DE ŞEHİRLERİN YATAY BÜYÜMESİ MÜMKÜN MÜ?Osmanlıdan Miras; Batıya Kıyak, Bize ZulümENFLASYONLA MÜCADELEDE SEMT PAZARLARININ YERİ VE ÖNEMİDaha az ölüm, daha az doğum (Less die, less birth)Doğurganlık Üzerinde Rol Oynayan FaktörlerBilim İnsanına İnanmak ve Amerikan Felaket FilmleriSAMSUN SEMT PAZARLARIKaradeniz Sahil Yolu İzlenimleri - II SAMSAKaradeniz Sahil Yolu İzlenimleri - ILAZ SEDDİOrtalama Ömür, Ortalama Yaşam Beklentisi ve Mezarda EmeklilikYazarın Tüm Yazıları
Yazarlar
Osman KARA
İLKELER Mİ İLİŞKİLER Mİ?
Osman KARA
Erdem EROL
BİZİM EVİN BUZAĞI
Erdem EROL
Mustafa GENÇ
"SENİN ADIN AH OLSUN!"
Mustafa GENÇ
Prof. Dr. Yücel TANYERİ
HAYIRLARA VESİLE OLSUN
Prof Dr Yücel TANYERİ
Embiya SANCAK
GÜLSAN VE ADAYLAR
Embiya SANCAK
Alpaslan ÇEPNİ
İŞSİZLİK
Alpaslan ÇEPNİ
Doç. Dr. Yetkin BULUT
GÜVENLİK
Doç Dr Yetkin BULUT
Memduh ERKİN
KALKINMA,  TEKNOLOJİ VE TASARIM  ÜZERİNE
Memduh ERKİN
Kadir GÜRKAN
BDI
Kadir GÜRKAN
Kürşad GÜNDOĞDU
İTİBAR SONADIR
Kürşad GÜNDOĞDU
Av. Dr. Cengizhan HATİPOĞLU
DÜNYADA SAADETİ YAŞAYANLAR
Av Dr Cengizhan HATİPOĞLU
Kenan ERZURUMLU
Yeni nesil ülkücülere açık eleştiri…
Kenan ERZURUMLU
Ahmet HAYVALI
BAĞIMSIZ DENETİME TABİ OLMANIN KRİTERLERİ...
Ahmet HAYVALI
Salim YILDIZ
Bizi bu hallere düşürenler utansın
Salim YILDIZ
Selçuk KAYA
Taşdemir'in akıl oyunları...
Selçuk KAYA
Metin ATLI
ANKARA'DA ÖNEMLİ GALİBİYET
Metin ATLI
Ayhan HAMLI
ÇÖZÜM SÜRECİNDE ÖCALAN FOTOĞRAFLARINI SERVİS YAPANLARI UNUTMADIK...
Ayhan HAMLI
Ömer PAMUK
FARKINDALIK YARATMAK...
Ömer PAMUK
Akın ÜNER
OZAN ARİF'İ ANLAMAK...
Akın ÜNER
Cesur CEYLAN
SEVMEK ve SEVİLMEK
Cesur CEYLAN
Fulya ZORLU
3-6 Yaş Arası İtiraz Problemi
Fulya ZORLU
Gül TURAN
BENİM OYUM  ZİHNİ  ŞAHİN' E...
Gül TURAN
Ersin ERGE
AHA GELDİM GİDİYORUM
Ersin ERGE
Şakir DEMİRCİ
KARADENİZ KİTAP FUARI SAMSUN’A DEĞER KATIYOR
Şakir DEMİRCİ
Hasan Cem KESKİN
ASLA YALNIZ YÜRÜMEYECEKSİN
Hasan Cem KESKİN
Nami Cem İYİGÜN
İŞLERİN SONU
Nami Cem İYİGÜN
İlker Mutlu
İki oyuna gittim
İlker Mutlu
Kenan ÖZTÜRK
Ah şu hastaneler
Kenan ÖZTÜRK
M. Halistin KUKUL
MUSTAFA CEMİLOĞLU’NDAN ABDUREHİM HEYİT'E
M Halistin KUKUL
Naci ALTUNCU
Çocuklara, gençlere ve kadınlara sorsalar!
Naci ALTUNCU
Burhan UYAN
GELECEKTE VAR MIYIZ?
Burhan UYAN
Ergin KAHVECİ
TÜKETİM TOPLUMU
Ergin KAHVECİ
İbrahim TELLİOĞLU
AVRUPA'DAKİ TÜRK ALEYHTARLIĞININ TARİHİ ARKA PLANI
İbrahim TELLİOĞLU
Mehmet ÖZ
TARİHTEN GÜNÜMÜZE İFRAT-TEFRİT ÇIKMAZI
Mehmet ÖZ
Ender GÜR
YENİ BİR BAŞLANGIÇ OLSUN
Ender GÜR
Cevdet YILMAZ
TÜRKİYE'DE ŞEHİRLERİN YATAY BÜYÜMESİ MÜMKÜN MÜ?
Cevdet YILMAZ
Hikmet KURADA
KANSERİN HİÇ ŞAKASI YOK!..
Hikmet KURADA
Birol BİRCAN
Bafra’nın Dergileri
Birol BİRCAN
Yavuz BAYRAM
AKIL MI DUYGU MU ÜSTÜNDÜR?
Yavuz BAYRAM
Mustafa ÖZBALCI
DİL, DİLLER VE DİLİMİZ    
Mustafa ÖZBALCI
Murat Sandıkçı
İNSAN YENİLİNCE TÜKENMEZ, PES EDİNCE TÜKENİR...
Murat Sandıkçı
Turgay SAAT
MADALYALAR SAMSUN'A
Turgay SAAT
Dr. E. Kurmay İbrahim YILDIRIM
ADANA MUTABAKATI NEDEN GÜNDEME GETİRİLDİ
Dr E Kurmay İbrahim YILDIRIM
Erdal AĞAR
İçimizdeki Şiddet
Erdal AĞAR
Ceyhun DONBAY
FUTBOL ŞEHRİ SAMSUN, TESİS FAKİRİ!
Ceyhun DONBAY
Kenan KAYIKÇI
ÇOCUKLARDA KUVVET GELİŞİMİ
Kenan KAYIKÇI
Selamet ATLI
KARARLAR ve HAMLELER KADERİMİZİ BELİRLER...
Selamet ATLI
Tevfik DEMİR
ALKIŞLAR LİDERE
Tevfik DEMİR
Şenol Yücedağ
EKONOMİK GERİ DÖNÜŞÜM 3
Şenol Yücedağ
Bahadır BAŞ
ARABULUCULUK, MALİ MÜŞAVİRLER OLMADAN BAŞARILI BİR ŞEKİLDE HAYATA GEÇEMEZ...
Bahadır BAŞ