Adana’da geçtiğimiz hafta yaşanan bir olay, hem sağlık camiasında hem de kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Mahmut ve Ülviye Deniz çifti, dünyaya yeni gelen bebeklerinden topuk kanı alınmasını ve aşı yapılmasını istemedi. Hastane yönetimi ise yasal prosedürleri gerekçe göstererek bu işlemlerin yapılması gerektiğini savundu. Taraflar arasında yaşanan anlaşmazlık kısa sürede büyüyerek hukuki bir sürecin kapısını araladı.
Aile ile Hastane Arasında Çıkmaz
Deniz çiftinin bebekleri, Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde dünyaya geldi. Aile, doğum sonrası yapılan rutin sağlık uygulamalarına karşı çıktı. Doktorlar, aileye bu taleplerini resmiyete dökmeleri için “Topuk Kanı Red Formu” imzalattı. Aynı zamanda durumun ilgili kurumlara bildirildiği öğrenildi. Ancak iddiaya göre baba, doktorla görüşme halindeyken bebekten topuk kanı alındı. Bunu öğrenen aile, hastaneyi terk etti.
Bebek “Firar” Kaydıyla Sisteme Girdi
Ailenin hastaneden ayrılmasının ardından bebek, resmi kayıtlara “firar” olarak geçti. Bu durum, sürecin daha da karmaşık hale gelmesine neden oldu. Yetkililer, bebeğin sağlık ve güvenliğinin riske girmesi ihtimali nedeniyle hukuki adımların değerlendirildiğini belirtti. En dikkat çeken ihtimal ise bebeğe kayyum atanması oldu.
Baba: “Evladımız Şirket Değil”
Baba Mahmut Deniz, konuyla ilgili yaptığı açıklamada oldukça tepkiliydi. Çocuğunun kendilerine ait olduğunu vurgulayan Deniz, kayyum ihtimalini kabul etmediklerini dile getirdi. Ayrıca, kendi rızaları olmadan işlem yapıldığını iddia ederek dava açılmasını istemediklerini söyledi. Aile, devletle karşı karşıya gelmek istemediklerini ancak ebeveyn olarak karar haklarının yok sayıldığını düşünüyor.
Topuk Kanı Neden Önemli?
Topuk kanı uygulaması, bebeklerde doğuştan gelen bazı ciddi hastalıkların erken teşhisi için yapılıyor. Uzmanlara göre bu test, ileride oluşabilecek sağlık sorunlarının önüne geçilmesini sağlıyor. Türkiye’de uzun yıllardır rutin olarak uygulanan bu yöntem, yasal bir zorunluluk kapsamında değerlendiriliyor.
Gözler Yetkililerin Vereceği Kararda
Yaşanan olay sonrası gözler, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü ile İl Sağlık Müdürlüğü’ne çevrildi. Sürecin nasıl sonuçlanacağı merakla beklenirken, olay ebeveyn hakları ve çocuk sağlığı dengesini yeniden gündeme taşıdı. Tartışmanın önümüzdeki günlerde daha da büyümesi bekleniyor.




