Dermatoloji Doktoru Uzm. Dr. Seval Karasatı, akne (sivilce) tedavisinde doğru tanı ve kişiye özel planlamanın önemine dikkat çekti. Ergenlik döneminde sık görülmekle birlikte her yaş grubunu etkileyebilen aknenin, yalnızca estetik bir sorun değil aynı zamanda yaşam kalitesini etkileyen dermatolojik bir hastalık olduğunu belirten Karasatı, erken müdahalenin iz oluşumunu önlemede kritik rol oynadığını vurguladı.
Akne oluşumunun temelinde yağ bezlerinin aşırı çalışması, gözeneklerin tıkanması, bakteriyel çoğalma ve iltihaplanma gibi birden fazla faktörün yer aldığını ifade eden Dermatolog Dr. Seval Karasatı, hormonal değişiklikler, stres, yanlış kozmetik ürün kullanımı ve genetik yatkınlığın da süreci tetikleyebileceğini söyledi. Bu nedenle tedavinin standart bir yaklaşımla değil, hastanın cilt yapısı ve akne tipine göre planlanması gerektiğini belirtti.
Aknenin farklı tiplerde ortaya çıkabileceğini belirten Karasatı, siyah noktalar, beyaz komedonlar, iltihaplı sivilceler ve kistik lezyonların her birinin farklı tedavi gerektirdiğini ifade etti. Hafif aknelerde genellikle topikal kremler ve cilt bakım düzenlemeleri yeterli olurken, orta ve şiddetli vakalarda ağızdan alınan ilaçlar, hormonal tedaviler ya da ileri dermatolojik uygulamaların gündeme gelebileceğini söyledi.
Tedavi sürecinde sabrın önemli olduğunu vurgulayan Karasatı, “Akne tedavisi kısa sürede sonuç veren bir süreç değildir. Düzenli takip ve doğru ürün kullanımı ile ciltte belirgin iyileşme sağlanabilir. Hastaların tedaviyi yarıda bırakmaması ve hekimin önerilerine uyması büyük önem taşır” dedi.
Akne tedavisinde kullanılan yöntemler arasında medikal tedavilerin yanı sıra kimyasal peeling, lazer uygulamaları ve medikal cilt bakımlarının da yer aldığını belirten Uzm. Dr. Seval Karasatı, özellikle iz oluşumunun önlenmesi ve cilt kalitesinin artırılması açısından bu uygulamaların etkili olabileceğini ifade etti.
Yanlış ürün kullanımı ve bilinçsiz müdahalelerin akneyi daha da kötüleştirebileceğine dikkat çeken Karasatı, “Sivilceleri sıkmak, uygun olmayan kozmetik ürünler kullanmak ya da kulaktan dolma bilgilerle tedavi uygulamak ciltte kalıcı izlere yol açabilir. Bu nedenle mutlaka bir dermatoloji uzmanına başvurulmalıdır” şeklinde konuştu.
Beslenme ve yaşam tarzının da akne üzerinde etkili olabileceğini belirten Karasatı, özellikle yüksek glisemik indeksli gıdalar, aşırı süt ve süt ürünleri tüketimi ile stresin bazı hastalarda akneyi artırabildiğini söyledi. Dengeli beslenme, yeterli su tüketimi ve düzenli uyku gibi faktörlerin tedavi sürecine olumlu katkı sağladığını ifade etti.
Akne izlerinin tedavisinin, aktif akne kontrol altına alındıktan sonra planlanması gerektiğini belirten Karasatı, bu süreçte lazer, mikro iğneleme ve çeşitli dermatolojik işlemlerin uygulanabileceğini söyledi. Ancak en etkili yaklaşımın, iz oluşmadan önce doğru tedavi ile aknenin kontrol altına alınması olduğunu vurguladı.
Son olarak, her cildin farklı olduğunu ve tedaviye verilen yanıtın kişiden kişiye değişebileceğini belirten Uzm. Dr. Seval Karasatı, düzenli dermatolojik muayenelerin ve uzman kontrolünde ilerleyen tedavi süreçlerinin sağlıklı bir cilt için vazgeçilmez olduğunu ifade etti.