Çocuk İmmünolojisi ve Alerjisi Uzmanı Uzm. Dr. Ali Demirhan, bahar aylarının gelişiyle birlikte çocuklarda alerjik hastalıkların belirgin şekilde arttığına dikkat çekerek aileleri uyardı. Özellikle polenlerin yoğunlaştığı bu dönemde alerjik rinit, astım ve göz alerjilerinin çocukların yaşam kalitesini ciddi şekilde etkileyebileceğini belirten Demirhan, erken önlem ve doğru tedavinin büyük önem taşıdığını vurguladı.
Bahar aylarında doğanın canlanmasıyla birlikte ağaç, çimen ve yabani ot polenlerinin havaya yayılması, alerjik bünyeye sahip çocuklar için risk oluşturuyor. Uzm. Dr. Ali Demirhan’a göre, özellikle okul çağındaki çocuklarda sık görülen burun akıntısı, hapşırık nöbetleri, burun tıkanıklığı ve gözlerde kaşıntı gibi belirtiler çoğu zaman “basit bir soğuk algınlığı” ile karıştırılıyor. Ancak bu belirtiler uzun sürüyorsa ve mevsimsel olarak tekrar ediyorsa, alerjik bir durumdan şüphelenmek gerekiyor.
Alerjik rinitin çocuklarda en sık görülen bahar alerjilerinden biri olduğunu belirten Demirhan, “Alerjik rinit tedavi edilmediğinde uyku kalitesini bozar, okul başarısını düşürür ve ilerleyen süreçte astım gelişimine zemin hazırlayabilir” dedi. Bu nedenle ailelerin çocuklarındaki belirtileri dikkatle gözlemlemesi ve gerekli durumlarda bir uzmana başvurması gerektiğini ifade etti.
Bahar alerjilerinin yalnızca burunla sınırlı kalmadığını belirten Uzm. Dr. Ali Demirhan, göz alerjilerinin de çocuklarda oldukça yaygın olduğunu söyledi. Gözlerde kızarıklık, sulanma ve kaşıntı gibi belirtilerin çocukların günlük yaşamını zorlaştırdığını belirten Demirhan, özellikle açık havada vakit geçirdikten sonra şikayetlerin artmasının önemli bir ipucu olduğunu dile getirdi.
Astım hastalığı olan çocuklar için bahar aylarının daha da dikkat edilmesi gereken bir dönem olduğuna dikkat çeken Demirhan, polenlerin solunum yollarını tetikleyerek öksürük, nefes darlığı ve hırıltı gibi şikayetleri artırabileceğini söyledi. “Alerjik astımı olan çocukların bu dönemde düzenli ilaç kullanımını aksatmaması ve doktor kontrollerini ihmal etmemesi gerekiyor” dedi.
Alerjiden korunmada çevresel önlemlerin büyük rol oynadığını vurgulayan Uzm. Dr. Ali Demirhan, ailelere şu önerilerde bulundu: Polen yoğunluğunun yüksek olduğu sabah saatlerinde dışarı çıkılmamalı, eve gelindiğinde kıyafetler değiştirilip duş alınmalı ve ev ortamında pencereler özellikle rüzgarlı günlerde kapalı tutulmalıdır. Ayrıca klima ve hava filtrelerinin temizliğine dikkat edilmesi gerektiğini belirtti.
Çocukların açık havada oyun oynamasının tamamen engellenmemesi gerektiğini ancak doğru zaman ve koşulların seçilmesinin önemli olduğunu belirten Demirhan, “Polen yoğunluğunun daha düşük olduğu saatlerde dışarı çıkmak, şapka ve güneş gözlüğü kullanmak gibi basit önlemler bile alerjik belirtileri azaltabilir” dedi.
Tanı sürecinde alerji testlerinin önemli bir yer tuttuğunu ifade eden Uzm. Dr. Ali Demirhan, deri prick testleri veya kan testleri ile hangi alerjenin sorumlu olduğunun belirlenebildiğini söyledi. Bu sayede kişiye özel bir tedavi planı oluşturulabildiğini belirten Demirhan, bazı hastalarda aşı tedavisi (immünoterapi) ile kalıcı çözüm sağlanabildiğini de sözlerine ekledi.
Alerjik hastalıkların genetik yatkınlıkla ilişkili olduğunu hatırlatan Demirhan, ailesinde alerji öyküsü bulunan çocukların daha dikkatli takip edilmesi gerektiğini belirtti. Ancak çevresel faktörlerin de en az genetik kadar önemli olduğunu vurgulayan uzman, hava kirliliği, sigara dumanı ve kapalı ortamlardaki alerjenlerin hastalıkları tetikleyebileceğini söyledi.
Son olarak ailelere çağrıda bulunan Uzm. Dr. Ali Demirhan, “Çocuğunuzda bahar aylarında tekrarlayan burun akıntısı, hapşırık, göz kaşıntısı veya öksürük gibi şikayetler varsa bunu hafife almayın. Erken tanı ve doğru tedavi ile çocuklar sağlıklı ve konforlu bir yaşam sürdürebilir” dedi.
Baharın keyfini alerjiler gölgelememeli diyen Demirhan, bilinçli yaklaşım ve uzman desteği ile çocukların bu dönemi daha rahat geçirebileceğini sözlerine ekledi.